Türk futbolunda bir süredir Esenler Erokspor konuşuluyor. Trendyol 1. Lig’de 3. sırada bitiren, play-off finalinde Arca Çorum FK’ya 2-0 yenilerek Süper Lig biletini son anda kaybeden kulüple ilgili tartışmalar, 19 Nisan’da Ankara Keçiörengücü ile oynanan maçta başladı.
Karşılaşmayı 1-0 kaybeden Keçiörenli futbolcu İbrahim Akdağ, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek Esenler Erokspor’un “kayrıldığını” iddia etti:
“Maçın başından sonuna kadar kazanmaya yakın taraftık. Futbolla ve maçla alakalı konuşmak istemiyorum. Cumhurbaşkanı hepimizin Cumhurbaşkanı. Onu hepimiz seviyoruz. Ama Erokspor’dakiler de onun evladı, biz de onun evladıyız. Bu kadar net söylüyorum, buradakiler kayırılıyor. Bizim ilk maçta nasıl berabere kaldığımızı bütün Türkiye gördü. Bugün de yüzde 100 penaltımız verilmedi. İki tane önemli maçımız var, ceza almak istemiyorum. Bunlar yüzünden Cumhurbaşkanımızı sevmekten vazgeçmeyeceğiz. Hepimiz seviyoruz ama bir takım şeyleri onun haberi olmadan yaptıklarını biliyoruz. Haksızlık karşısında da susan dilsiz şeytandır. O yüzden konuşuyorum. Hiç kimseden de korkmuyorum. Allah’tan, başka hiçbir şeyden korkmuyorum. Bir yerdeki evlatlarını doğruyorlar, buradakileri de kayırıyorlar.”
100 BİN LİRA CEZA ALDI
Bu sözler o dönem çok konuşuldu, çok tartışıldı. İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimindeki Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Akdağ’a 100 bin lira para cezası verdi.
İbrahim Akdağ
ESENLER EROKSPOR: ERDOĞAN’IN ÇOCUKLUĞUNDA FUTBOL OYNADIĞI KULÜP
O gün bu gündür Erokspor, manşetlerden inmedi. Kulüp, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik yıllarında futbol oynadığı takım olarak biliniyor. Erdoğan, Rams Başakşehir’in şampiyon olduğu 2019-20 sezonunda yaptığı bir konuşmada “Başakşehir’i ben kurdum. Başakşehir’i kurduğum gibi bir de onun altında proje takım var. O takım, mahalle takımı olarak çocukluğumda oynadığım Esenler Erok. Başakşehir’in de altyapısını oluşturuyor. Esenler Erok da ikinci sırada, o da çıkabilir” ifadelerini kullandı.
Güneşspor (solda-1993) ile Kuzey Makedonya (sağda-1995) bayrağı arasındaki benzerlik dikkat çekici.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in de gençliğinde forma giydiği Esenler Erokspor, 16 Kasım 1959 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğduğu Kasımpaşa’da kuruldu. Erokspor, uzun yıllar İstanbul’un çeşitli seviyedeki amatör liglerinde mücadele etti.
2017’de tarihinde ilk kez 3. Lig’e çıkma başarısı gösteren Erokspor, 2022’de 2. Lig’e yükseldi. 2023-24 2. Lig sezonunda Beyaz Grup’ta yer alan Esenler Erokspor, şampiyon olarak tarihinde ilk kez 1. Lig’e yükseldi.
Son haftaya kadar ilk iki yarışının içinde olan ancak averajla bu şansını kaybeden Esenler Erokspor, ligi üçüncü bitirerek, doğrudan play-off finaline yükseldi.
Türk futbolunun son yıllardaki en dikkat çekici yükseliş hikayelerinden birine sahip olan kulüp, yıllarca İstanbul amatör liglerinde mücadele ettikten sonra kısa sürede profesyonel futbolun üst basamaklarına tırmandı. 2018-2019 sezonu öncesinde şirketleşen ve merkezini Esenler’e taşıyan kulüp, bu tarihten sonra yükseliş ivmesini daha da artırdı.
BASKETBOL BRANŞINDA DA İDDİALI
Esenler Erokspor, basketbolda olduğu kadar futbolda da iddialı. Takımın başantrenörlük görevine geçen sene Ufuk Sarıca getirildi. 2025-26 sezonu itibarıyla maçlarını Sinan Erdem Spor Salonu oynamaya başladı. 2025 yılının aralık ayında Safiport ile yapılan sponsorluk anlaşmasıyla takımın adı sponsorluk gereği Safiport Erokspor oldu. Safiport, Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin şirketi. Safi de tıpkı Erdoğan gibi bir Kasımpaşalı.
BİR ZAMANLAR GÜNEŞSPOR VARDI
Herkesin fısıltıyla “Erdoğan’ın takımı” dediği Esenler Erokspor, akıllara Güneşspor’u getirdi.
Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Beşiktaşlılara göre Beşiktaş’ı, Fenerbahçelilere göre Fenerbahçe’yi, Galatasaraylılara göre ise Galatasaray’ı sempati beslerdi. Oysa Gazi Paşa, adını bizzat koyduğu ve vefatının ardından faaliyetlerini durdurduğu Güneşspor’a daha yakındı.
Türk spor tarihinin tozlu rafları arasında, sadece birkaç yıl sürmesine rağmen arkasında devasa bir hikâye bırakan, kuruluşuyla Türk futbolunun dengelerini sarsan bir kulüp yatıyor: Güneşspor ya da tam adıyla Güneş Spor Kulübü. Galatasaray bünyesinden doğan ancak “Sarı-Kırmızı” duvarda derin çatlaklar açan bu kulübün arkasında, bizzat Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün iradesi bulunuyordu.
Türk futbolunda bugün çok az hatırlanan ama 1930’ların İstanbul’unda büyük fırtına koparan bir kulüp vardı: Güneşspor. İlk adıyla Ateş-Güneş… Sarı-kırmızı renkleriyle sahaya çıkan bu kulüp, Galatasaray’ın içinden doğdu; kısa sürede Galatasaray’a rakip oldu, İstanbul futbolunun dengelerini değiştirdi.
Güneşspor’un hikayesi 1933’te Galatasaray’daki büyük ayrılıkla başladı. Kulüp içinde “amatör ruh” ile “profesyonelleşme” tartışması büyürken, Eşref Şefik Atabey’in Galatasaray yönetimini eleştiren yazıları bardağı taşıran damla oldu. Atabey’in ihraç edilmesinin ardından Yusuf Ziya Öniş, Ulvi Yenal ve beraberindeki isimler Galatasaray’dan ayrıldı. Bu ayrılık yalnızca sportif değil; erken cumhuriyet elitleri arasındaki siyasi, ekonomik ve toplumsal güç ilişkileriyle de bağlantılıydı.
Aralarında, daha sonra Fenerbahçe efsanesi olacak olan Melih Kotanca’nın da bulunduğu Güneşspor atletleri, bir müsabaka öncesinde bir arada.
ATATÜRK VE GÜNEŞ İLİŞKİSİ
Ayrılan grubun ilk hedefi, Galatasaray’ın sarı-kırmızı mirasını çağrıştıracak yeni ve güçlü bir kulüp kurmaktı. Önce “Sarı Kırmızı” adı düşünüldü; bu isim alınamayınca “Ateş-Güneş” tercih edildi. Kulübün amacı yalnızca ligde mücadele etmek değildi. Yabancı takımlarla oynayacak, iyi futbolcuları toplayacak, dönemin ölçülerine göre modern ve profesyonel bir yapı kuracaktı.
Güneşspor’u Türk spor tarihinde ayrı yere koyan asıl nokta ise Atatürk bağlantısıydı. Kaynaklarda, kulübün “Ateş-Güneş” olan adının Atatürk’ün isteğiyle “Güneş”e çevrildiği aktarılıyor. Kulübün başkanlığını da Atatürk’ün eski yaveri Cevat Abbas Gürer üstlendi. O dönem Güneş Dil Teorisi’ne kafa yoran Atatürk’ün “Güneş” kavramıyla kurduğu sembolik bağa dikkat çekilerek, Galatasaray’dan ayrılanların kurduğu kulübe “Güneş Spor Kulübü” adını onun önerdiği belirtiliyor.
Bir başka Fenerbahçe efsanesi Cihat Arman da (en sol) bir Güneşspor futbolcusu idi.
BİR ANDA YÜKSELDİ
Güneşspor’un yükselişi çok hızlı oldu. Galatasaray’dan kopan kadronun arkasında yalnızca futbol aklı değil, dönemin güçlü bürokratik ve ekonomik çevreleri de vardı. Yusuf Ziya Öniş’in İş Bankası çevresiyle ilişkisi, Celal Bayar’a yakınlığı ve kulüp kadrosundaki bazı isimlerin devletin liberal kanadıyla bağlantısı, Güneşspor’u sıradan bir spor kulübünden çok daha fazlası haline getirdi. Araştırmalarda, kulübün gücünü büyük ölçüde bu siyasi ve ekonomik ağdan aldığı vurgulanıyor.
Sahada da tablo değişti. Güneşspor, kısa sürede İstanbul’un en iddialı takımlarından biri haline geldi. 1937-38 sezonunda hem İstanbul Ligi’nde hem de Milli Küme’de de zirveye çıktı.
Cevat Abbas Gürer ve Mustafa Kemal Atatürk
GALATASARAY’IN KÜÇÜK YAŞTA VEFAT ETMİŞ KARDEŞİ
Güneşspor’un Galatasaray’la rekabeti ise ayrı bir başlık oldu. Çünkü bu rekabet, klasik bir rakiplikten öteydi; aynı renkten, aynı gelenekten kopmuş iki ayrı kulübün mücadelesiydi. Güneşspor’un kısa sürede Galatasaray’a meydan okuması, sarı-kırmızılı camiada büyük kırılma yarattı. 20 Mart 1938’de Güneşspor’un Galatasaray’ı 7-0 mağlup etmesi, Galatasaray tarihinin yerel müsabakalardaki en ağır yenilgilerinden biri olarak kayda geçti.
Ateş Güneş Spor Kulübü Rozeti, (1933-1938)
A ve G harflerinin iç içe geçmesiyle rozet, Galatasaray Spor Kulübünün meşhur “GS”li amblemini çağrıştırıyor
ATATÜRK’ÜN VEFATI VE KAPANIŞ
Ancak bu parlak hikaye uzun sürmedi. Atatürk’ün hastalığı ve ardından 10 Kasım 1938’deki vefatıyla Ankara’daki dengeler değişti. Güneşspor’un arkasındaki siyasi destek zayıfladı. Kaynaklara göre Yusuf Ziya Öniş, Atatürk’ün ölümünden yaklaşık bir ay önce kulübün futbol, atletizm, güreş ve denizcilik şubelerinin kapatıldığını açıkladı. Güneşspor, 1938’den sonra sahneden çekildi.
Böylece Güneşspor, Türk futbol tarihinde beş yıla sığan sıra dışı bir iz bıraktı. Galatasaray’dan doğdu, Galatasaray’a rakip oldu, Atatürk’ün adı ve sembolizmiyle güç kazandı, şampiyonluk yaşadı ve siyasi iklim değişince bir anda söndü.
Güneşspor için, pekâlâ “Galatasaray’ın küçük yaşta vefat etmiş kardeşi” diyebiliriz. Everton’dan ayrılanların Liverpool’u; Milan’dan ayrılan Inter’i kurması gibi eğer kapanmasaydı kim bilir belki de Galatasaray’ın ezeli rakibi Fenerbahçe yerine Güneşspor olacaktı…
Oğuz Ok



Başına Gelene Messi de İnanamadı: Kulaklıkla Maçı İzleyen Tribündeki Köpek De!
İngilizler Neye Uğradığını Şaşırdı: Meksika’da Gergin Anlar
Dünya Kupası’nda Tur Atladı Zaferi Filistin’e Adadı
Onuachu Depremi! Parayı Duyunca Formayı Öptüğünü Unuttu: Aklını Bu Kulüp Çeldi
Uğurcan Çakır’dan Milli Takım İtirafı
Eski Fenerbahçe Yöneticisi Nihat Özdemir’in Yeni Takımı Belli Oldu: Kulübe Üye Bile Yapıldı
Mersin
Mersin
Mersin
Yorumlar
Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.