← Mersin Dergisi
Lerzan Özgenç

Kaşağı’nın Öncülüğünde Adaletin Varlığı

Lerzan Özgenç
📅 12 Haziran 2026 73

KAŞAĞI’NIN ÖNCÜLÜĞÜNDE ADALETİN VARLIĞI

Bugünkü yazımı yıllar sonra kitaplıktan elime geçen her yaş grubunun kitabı Ömer Seyfettin’in Kaşağı adlı hikâyesini hatırlatarak yazmak istedim.

Yalan söylemenin ve başkasına haksız yere iftira atmanın yol açtığı vicdani azabını konu alması çocukluk pişmanlığı ve dürüstlük temalarını işlemesi günümüzün sorunlarınada ışık olmaktadır.
Küçük yaştaki bir çocuğun yaptığı hatanın kardeşi Hasan'ın ölümüne sebep olmasıyla gelişen dramatik olayları anlatmaktadır. Hikâyede olayı anlatan ağabeyin çocukluk yıllarına ve büyük bir çiftlikte kardeşi Hasan ile birlikte geçirdikleri günlere dayanmaktadır.
Ağabey, atları tımarlamakta kullanılan kaşağı aletini çok sever ancak yaşı küçük olduğu için ahırdaki seyis Dadaruh ona atları kaşımasına izin vermez. Bir gün ağabey, kimsenin olmadığı bir sırada bu aleti alıp atı kaşımaya çalışır ancak ata zarar verip aletinde dişlerini kırar. Korkudan kaşağıyı saklar. Olanları gören küçük kardeş Hasan durumu belli edince, ağabey kendi suçunu gizlemek için kaşağıyı Hasan’ın kırdığını söyler.
Babaları Hasan'ı cezalandırır.
Hasan uzun süre suçsuz yere ceza çeker, ağır hastalanır ve sonunda vefat eder.
Ailenin tüm fertleri Hasan'ın ölümüne sebep olan kişinin ağabey olduğunu öğrenir. Büyük pişmanlık duyan yalanının kardeşinin ölümüne yol açtığını anlayan ağabey, hayatı boyunca silinmeyecek derin bir vicdan azabı ve suçluluk duygusuyla baş başa kalmasının acısıyla yaşar.

Herkes çocukluğun masum olduğuna inanır. Meğer en sert adalet derslerimiz bu yaşlarda başlıyormuş.

Küçük Hasan “Abi yaptı” dese de kimse duymuyor. Abinin yalanı, iftirası daha yüksek sesle konuşuyor. İftira kabul görünce Hasan’ın dünyası yıkılıyor. Yalan iftira, hayatımızın merkezine oturuyor.

Yıllar geçiyor. Abinin iftirası unutuluyor, Hasan büyüyor, kaşağı paslanıyor. Bir gün bulup yine eline aldığı o an, çocukken kurulan yalanın acısını hatırlıyor.

Hasan itiraf ettiğinde geçmişi değiştiremiyor. Abisinin çektirdiğini geri alamıyor. Ama geleceğini kurtarıyor. Vicdanı temizleniyor, kardeşliği onarılıyor.

Kaşağı’nın öncülüğünde anladık ki: Adalet gecikir ama kaybolmaz. Tozlanır, unutulur gibi olur. Sonra en beklenmedik anda ortaya çıkar.

Yıllar geçsede abinin iftirası unutulmuş olsada, Hasanın büyümesi, kaşağının paslanmış olması gerçeklerin üstünü örtmemiştir. Yıllar sonra bulunup kullanılması. çocukken kurulan yalanı ortaya çıkarmıştır.

Hasan itiraf ettiğinde belki geçmişi değiştiremedi. Abisinin çektirdiğini geri alamadı. Ama geleceğini kurtardı. Vicdanı temizlendi, kardeşliği onanmış oldu.

İşte Kaşağı’nın gerçeği: Yalan iftira hayatımızın merkezine oturabilir. Yüksek sesle konuşur, çabuk kabul görür. Ama hakikat sabreder. Tozlanır, unutulur gibi olur. Sonra bir gün, en beklenmedik anda ortaya çıkar.
Kaşağı bize bunu çok
güzel anlatmıştır.
Günümüzde yalanların bol olduğu acı gerçeği maalesef yaşamaktayız.
Yukarıda da belirttiğim gibi geçmişin izlerini taşıyan anıları sorunları çözerek sağlıklı bir yaşamı sürdürebilmek elimizdedir.

Adalet hemen gelmeyebilir.
Ömer Seyfettin bize bunu net olarak ifade etmiştir. Yalan geçici, hakikat kalıcıdır. Düşmek insanidir, yalan söylemek zayıflıktır. Ama yıllar sonra “ben kırdım” diyebilmekse erdemdir.