Mersin Dergisi
Mersin 20°CGüneşli
Haber GönderSizde Kendi Haberlerinizi Gönderin
GÖNDER ›
Makaleler

Kurtuluş Savaşının Vapuru Bandırma

📅 17 Mayıs 2026, 15:50   👁 441
Kurtuluş Savaşının Vapuru Bandırma

Lerzan Özgenç Eğitimci / Yazar

KURTULUŞ SAVAŞININ VAPURU BANDIRMA

Vahdettin, Atatürk’ü Samsun’a Milli Mücadele’yi başlatması için değil, o dönem Samsun ve çevresinde Rumlar ile Türkler arasında çıkan çatışmaları sonlandırmak ve bölgedeki asayişi sağlamak (İngilizlerin Mondros’a uyulması talebi doğrultusunda) amacıyla 9. Ordu Müfettişi olarak göndermiştir.
Bölgedeki karışıklıkları durdurmak, halkın elindeki silahları toplamak ve İngilizlerin “güvenlik” gerekçesiyle işgalleri genişletmesini önlemek.
İngiliz baskısıyla İstanbul Hükümeti (Damat Ferit), Anadolu’daki direniş hareketlerini bastıracak yetkin bir komutanı bölgeye göndermek istemiştir. Mustafa Kemal, bölge halkı üzerinde nüfuzu olan tecrübeli bir asker olduğu için seçilmiştir.
Atatürk, 30 Nisan 1919 tarihli “İrade-i Seniye” (padişah emri) ile 9. Ordu Müfettişi olarak geniş yetkilerle gönderilmiştir.
Özetle Vahdettin, İstanbul’un güvenliği ve tahtın korunması adına İngiliz taleplerini yerine getirmek için Atatürk’ü görevlendirmiş; ancak Atatürk, bu görevi milli direnişi organize etmek için bir fırsata dönüştürmüştür.

Kurtuluş Savaşı’nın Anadolu’da başlamasını sağlayan bu yolculuk, vapurun tarihi önemini perçinlemiştir.

Bandırma Vapuru’nun adı, Osmanlı döneminde İdare-i Mahsusa (Deniz Yolları İşletmesi) bünyesinde posta vapuru olarak hizmet verirken, 1910 yılında ismi “Panderma”dan “Bandırma”ya çevrilerek değiştirilmiştir.
16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra İstanbul Galata Rıhtımından Mustafa Kemal Paşa ve mahiyetindekilerle hareket ederek 19 Mayıs 1919 Pazartesi sabahı saat 08:00’da Tütün İskelesi’nden Samsun’a ulaştırmak suretiyle Millî Kurtuluş Mücadelesinin efsane gemisi haline geldi.
16 Mayıs 1919 Cumartesi günü, İstanbul’dan kalkan, Kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru, Dokuzuncu Ordu Kıt’aları Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile mahiyetini Samsun’a götürüyordu. Atatürk, Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi.
Büyük önder Mustafa Kemal Paşa’nın 16 Mayıs 1919’da büyük mücadelenin ilk adımını atmak için yola çıktığı Bandırma Vapuru’nda, kendisi gibi vatan sevgisiyle gözünü karartmış, tarihin kaderini değiştiren 22 kurmay subay ve 25 erbaş vardı.
Bandırma Vapuru, Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştırarak Türk Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan efsanevi gemidir. İşgal altındaki Anadolu’da bağımsızlık meşalesini yakmak üzere yola çıkan bu tarihi sefer, Türk milletinin kendi kaderini tayin etmesinde ve Milli Mücadele’nin örgütlenmesinde bir dönüm noktası olmuştur.
Mustafa Kemal Paşa ve karargâhı, 16 Mayıs 1919’da İstanbul Galata Rıhtımı’ndan hareket etti.
Vapur, Karadeniz’deki zorlu bir yolculuğun ardından 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a (Tütün İskelesi) ulaştı.Misyonu Mustafa Kemal Paşa, 9. Ordu Kıt’aları Müfettişi olarak bölgedeki asayişi sağlamak ve Türk halkının haklı direnişini organize etmekle görevliydi.
Bandırma Vapuru ile atılan bu adım, bölgesel direnişleri birleştirerek ulusal bir orduya ve bağımsızlık savaşına dönüştüren sürecin ilk meşalesidir. Bu nedenle 19 Mayıs, Türk tarihinde bağımsızlık inancının simgesi olarak kabul edilir.
16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan hareket edip 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaşan Bandırma Vapuru’nda, Mustafa Kemal Paşa’nın yanı sıra 18 kişilik karargâh heyeti (kurmay subaylar), 25-30 civarında er/erbaş ve gemi mürettebatı olmak üzere toplamda 48-50 kişi civarında bir grup bulunuyordu. Tarihi yolculukta öne çıkan başlıca isimler şunlardır:
Bandırma Vapuru Yolcuları (Karargâh Heyeti)
Mustafa Kemal Paşa (Dokuzuncu Ordu Kıt’aları Müfettişi)
Kurmay Albay Refet Bey (Bele)
Kurmay Albay Kâzım Dirik (Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı)
Albay İbrahim Tali Öngören (Sıhhiye Müfettişi)
Kurmay Yarbay Mehmet Arif Bey
Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede
Topçu Binbaşı Kemal Doğan
Dr. Binbaşı Refik Saydam (Sıhhiye Müfettiş Muavini)
Piyade Yüzbaşı Cevat Abbas Gürer (Atatürk’ün Yaveri)
Gemi Mürettebatı
Kaptan: İsmail Hakkı Durusu
Çarkçı Başı: Süleyman Ağa
Gemi Kâtibi: İsmail
Lostromo: Hasan Reis
Serdümen: Ali Oğlu Basri
Vapurda ayrıca 6 at ve çeşitli malzemeler de bulunuyordu. Toplam yolcu sayısı bazı kaynaklarda 79 olarak geçse de, asıl yolcu listesi 18 kişi olarak bilinse de mürettebatla birlikte sayı daha fazladır.
Son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdettin’in Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki görüşleri, özellikle Milli Mücadele dönemi ve sonrasında olumsuzdur. Vahdettin, Atatürk’ü tahtını ve ailesini tehdit eden bir güç olarak görmüş, onu “asil aileyi istemeyen” ve “tahtı koruma planlarını bozan” bir kişi olarak nitelendirmiştir.
Hanedan Kadınları Tarihinde
Vahdettin’in Atatürk hakkındaki tutumu ve sözlerine dair öne çıkan detaylar şunlar olmuştur.
Vahdettin, Atatürk’ü kendi saltanatına karşı bir tehdit olarak görmüş, onun yegâne muhafızı olan aileyi istemediğini ve tahtını tehdit ettiğini savunmuştur.
Milli Mücadele’nin ilerleyen dönemlerinde, Atatürk ve çalışma arkadaşları hakkında idam kararı çıkaran sürecin başında yer almıştır.
“Soysuzlaşmış” İfadesi: Atatürk, Nutukta Vahdettin’in kendisi ve Millî Mücadeleciler hakkındaki görüşlerini “soysuzlaşmış, alçakça tedbirler araştırmakta” şeklinde aktarmıştır.
Vahdettin’in, Atatürk’ün cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Osmanlı hanedanını sonlandırmasını “kendi asil ailesine ihanet” olarak yorumladığı, ancak bu sözlerin daha çok sürgündeki yorumları olduğu belirtilmektedir.
Vahdettin’in torunu Neslişah Evliyazade, dedesinin Atatürk hakkındaki görüşlerine ilişkin, “Ailemizin sonu Türk halkının kurtuluşu oldu” diyerek, padişahın Atatürk’ü bir tehdit olarak görmesinin kişisel taht çıkarlarıyla ilişkili olduğunu ifade edilmiştir.

19 Mayıs 1919’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatması, Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık yolundaki direncinin sembolüdür. Bugün, her yıl 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaktadır ve sonsuza kadar da kutlanacaktır.

Sonuçta bu önemli başlangıçla cumhuriyetimizin kuruluşuna atılan ilk tarihi adımı asla unutmayacağız.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!!!

Haberi Paylaş
Instagram için haber başlığı ve link kopyalandı. Instagram açılıyor; metni gönderinize yapıştırabilirsiniz.

Yazarın Son Yazıları

İlgili haber bulunamadı.