“Güvenmek… Kalbini Bir İnsanının Eline Bırakabilmektir”
Güvenmek aslında insan ruhunun en büyük cesaretidir…
Çünkü birine güvendiğin anda, ona seni incitebilme ihtimalini de teslim edersin.
Bu yüzden herkes konuşabilir…
Herkes “yanındayım” diyebilir…
Ama herkes gerçekten güven veremez.
İnsan çoğu zaman sevgiden önce güven arar.
Çünkü sevgi heyecan yaratır…
Kalbi hızlandırır…
İnsanı hayatın içine savurur.
Ama güven…
İnsanın ruhunu dinlendirir.
Bir düşün…
Gece huzurla uyuyabilmek bile bir güven duygusudur.
Yarın ne olacağını bilmeden yaşamaya devam etmek de öyle…
Bir çocuğun korkmadan babasının elini tutması…
Bir annenin evladını beklerken içinin rahat olması…
Bir dostun yanında maskesiz oturabilmek…
Hepsi güvenin sessiz hâlleridir.
Ama güvenin en ağır tarafı şudur:
Kırıldığı zaman sadece bir ilişki yıkılmaz…
İnsanın dünyaya bakışı değişir.
Bir insan sana yalan söylediğinde sadece o anı kirletmez;
ondan sonra duyacağın bütün doğruların içine de şüphe bırakır.
Bu yüzden bazı insanlar ihanetten sonra değişir.
Daha sessiz olur…
Daha temkinli olur…
Hatta bazen sevgisini bile eksik yaşamaya başlar.
Çünkü kalp kırıldıktan sonra, akıl sürekli nöbet tutar.
Ve hayatın en acı gerçeklerinden biri şudur:
İnsan en derin yarayı, en çok güvendiği yerden alır.
Çünkü düşman senin içine kadar giremez.
Ama güvendiğin insan;
senin korkularını, zayıf yanlarını, sustuğun acıları bilir.
Belki de bu yüzden güven, aşkın bile temelidir.
Güven olmayan yerde sevgi zamanla sorguya dönüşür.
Merak kıskançlığa…
Kıskançlık baskıya…
Baskı ise yorgunluğa dönüşür.
Ama gerçek güven varsa insanlar birbirini boğmaz.
Çünkü bilirler ki sadakat; korkudan değil karakterden doğar.
Ve insan belli bir yaştan sonra şunu anlıyor:
Artık kusursuz insan aramıyor…
Sadece sözüyle davranışı aynı olan insanları hayatında istiyor.
Çünkü güven; büyük cümlelerle oluşmaz.
Küçük davranışlarla büyür.
Zamanında gelen bir mesajla…
Tutulan bir sözle…
Kötü gününde sessizce yanında duran bir omuzla…
Kalabalıkta değil, yalnızken de değişmeyen tavırlarla…
Belki de bu yüzden güvenmek çok anlamlıdır.
Çünkü insan birine gerçekten güvendiğinde,
hayatın bütün yükünü tek başına taşımadığını hisseder.
İlker Taşyürek Eğitimci







