Vefasızlık…
Hayatım boyunca kötü bir insan olmamaya çalıştım ben…
Kimseyi bilerek kırmamaya…
Yalan söylememeye…
İnsanların arkasından konuşmamaya…
Bir lokma ekmeği paylaşabilmeye çalıştım.
Çünkü bize böyle öğretildi.
“İnsan, insanın yarasına merhem olabiliyorsa değerlidir” dediler.
Biz de hayatı böyle yaşadık.
Bir dost darda kaldığında koşmayı görev bildik.
Bir insanın gözündeki hüznü azaltabiliyorsak kendimizi işe yaramış hissettik.
İyilik yapmayı bir üstünlük değil, insan olmanın gereği gördük.
Ama insan bazen yıllar sonra acı bir gerçekle karşılaşıyor…
Meğer bu dünyada birçok insan, seni yalnızca işine yaradığı sürece seviyormuş.
Yanındayken omzuna yaslananlar…
Sofrana oturanlar…
Saatlerce dert anlatanlar…
Bir gün sen yorulduğunda, sen düştüğünde, senin de bir omza ihtiyacın olduğunda sessizce uzaklaşabiliyormuş.
İşte insanı en çok yoran şey de bu oluyor.
Yapılan onca iyiliğin unutulması değil aslında…
Bir gün hiç yapılmamış gibi davranılması.
Çünkü vefa dediğin şey; sadece güzel gün dostluğu değildir.
Vefa, insanın karanlık gününde yanında kalabilmektir.
Herkes alkışlarken değil, herkes giderken de elini bırakmamaktır.
Bugün dönüp hayatıma baktığımda şunu görüyorum:
İnsanlara verdiğiniz sürece önemlisiniz çoğu zaman…
Gücünüz varsa, fayda sağlıyorsanız, birilerinin hayatını kolaylaştırıyorsanız etrafınız kalabalık oluyor.
Ama yorulduğunuz anda, hayat size de ağır gelmeye başladığında büyük bir sessizlik çöküyor çevrenize.
İşte o zaman anlıyorsunuz…
Kalabalıklarla yalnızlık aynı şey değilmiş.
Yine de bütün bunlara rağmen içimde bir şey değişmedi benim.
Çünkü ben hâlâ iyiliğin kaybetmeyeceğine inanıyorum.
Belki iyi insanlar en çok kırılan insanlar oluyor…
Belki en büyük yalnızlığı onlar yaşıyor…
Ama dünyanın hâlâ tamamen kararmamış olmasının sebebi de biraz onlar.
Çünkü vefasızlık bulaşıcı olabilir…
Ama vicdan da bulaşıcıdır.
Bir insanın arkasından iyi konuşuluyorsa,
bir çocuğun gözünde güven bırakabiliyorsa,
bir dost yıllar sonra bile onun adını saygıyla anıyorsa…
İşte gerçek zenginlik budur.
Geriye kalan her şey bir gün yok olur.
Ama insanın bir kalpte bıraktığı iz…
İşte o kolay silinmez.
— İlker Taşyürek / Eğitimci / Yazar









