66. Yılında 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi Ve Anayasa Devrimi
Serdar Erkan
Serdar Erkan
27 MAYIS 1960 MÜDAHALESİ ÖNCESİ...
1946 yılında çok partili demokrasi ye geçişle birlikte başladığımız demokrasi yolculuğumuzda yaşanan süreci Turan Akıncı çok iyi özetlemiş. Bu köşe yazımda bunu siz okurlarla paylaşmak istedim. Milli Birlik Komitesi (MBK) içindeki Alparslan Türkeş gibi NATO eğitimi görmüş ve emperyalizmin maşası , şahin kanadı oluşturan üyelerin bastırmasıyla idam kararları onaylandı. Böylelikle Türkiye’de yıllar sürecek siyasi travma ve istikrarsızlık zemini yaratıldı. Dünyanın en özgürlükçü ve denge denetim sistemine sahip anayasalarından biri olan 1960 Anayasası bu trajik idamların gölgesinde kaldı. Sandıkta kazanmak, seçilenin herşeyi yapma yetkisine sahip olması mı demektir?
DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ
3 Aralık 1950- Arap harfleriyle eğitim yapan dershanelere izin verildi.
8 Ağustos 1951- Hükümet, Halk Evleri’ne el koydu.
9 Ekim 1951- Devlet iç borçları 2 milyar 565 milyon liraya yükseldi.
4 Kasım 1951 - İlkokulların ders programlarına din dersi konuldu.
5 Haziran 1952 - Lozan Antlaşmasına göre Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki kişinin Türk vatandaşı olması gerekir. Bu ilke ilk kez ABD’den uçakla gönderilen Athenagoras’ın Türkiye’ye sokulması ile ihlal edildi. Başbakan Menderes Athenagoras’ı ziyaret etti.
8 Ekim 1952 - Balıkesir’e giden CHP lideri İnönü’yü Vali kent dışında karşılayarak, kente girmemesini, girerse olaylar çıkabileceğini ve kendisinin sorumluluk almayacağını belirtti. İnönü gezisinden vazgeçti.
24 Aralık 1952 – Anayasada bulunan Türkçe kelimler yerine Osmanlıca kelimeler kullandı. Bakanlık yerine Vekalet kullanılmaya başlandı. Genelkurmay Başkanlığı’nın adı “Erkan-ı Harbiye-yi Umumi Reisliği” şeklinde değiştirildi ).
21 Ocak 1953 - Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili ilk anlaşma bir ABD şirketiyle yapıldı.
21 Temmuz 1953 - Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edildi.
27 Ocak 1954 - Köy Enstitüleri kapatıldı.
7 Mart 1954 - Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan ve MaxBall adlı bir yabancının hazırladığı Petrol Yasası Meclis’te kabul edildi.
8 Mart 1954 - Basını sıkı kontrol altına alan ve basın suçlarına yönelik cezaları yükselten Basın Kanunu kabul edildi. Hakaret suçuyla yargılananlara iddialarını mahkemede ispat hakkı tanınması isteği reddedildi.

2 Mayıs 1954 - GENEL SEÇİMLER YAPILDI.
Oyların %57,6’sını alan Demokrat Parti 503 sandalye kazanırken, %35,4 oy alan CHP sadece 31 milletvekili çıkarabildi.
30 Mayıs 1954 - Osman Bölükbaşı’nı seçen Kırşehir, ceza olarak il olmaktan çıkarılıp ilçe yapıldı.
14 Haziran 1954- Seçimlerde CHP’ye oy veren Malatya ceza amacıyla bölünerek Adıyaman ili kuruldu.
21 Haziran 1954- Demokrat Parti kendi kadrolarını kurmak için devlette tasfiyeye yöneldi.
7 Ağustos 1954- Millet gazetesi sahibi Fuat Arna, Adnan Menderes’e hakaret ettiği için tutuklandı.
18 Ağustos 1954- Millet gazetesi yazarı Nurettin Ardıçoğlu ile yazı işleri müdürü Hüsnü Söylemezoğlu gazetede çıkan bir yazıdan dolayı 7’şer ay hapis cezasına çarptırıldılar.
23 Eylül 1954 - Hüseyin Cahit Yalçın, Cemal Sağlam, İbrahim Cüceoğlu hapis cezası aldılar.
1 Aralık 1954 - Hüseyin Cahit Yalçın, Hükümetin hakaret ettiği gerekçesiyle. 26 ay hapse mahkûm edildi ve 79 yaşında hapse girdi.
8 Nisan 1955 – Döviz bulunamadığı için kahve ithalatı yapılamadı. İstanbul’da hane başına 100 gram kahve dağıtımına başlandı. Kahve alanlar, muhtarların hazırladığı listeleri imzaladı.
20 Mayıs 1955 - Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek tutuklandı.
23 Haziran 1955 - Hükümete muhalif Akis Dergisi’nin yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek “Hükümetin nüfuzunu kıracak neşriyat yapması ve bu suçu işlemekte devam etmesi ihtimalinin bulunması” gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
20 Temmuz 1955 - Polis CHP Isparta İl Kongresini dağıttı. Kasım Gülek kürsüden indirildi.
5 Ağustos 1955 - Karadeniz gezisine çıkmış ola…
[07:44, 30.05.2026] Serdar Erkan: 65.YILDÖNÜMÜNDE 27 MAYIS MUDAHALESİ VE ANAYASA DEVRİMİ -1
Ülkemiz siyasi tarihinde çok önemli silasi bir kırılma ve fay hatları yaratan, bugün dahi sağ kesimdeki siyasetçilerin kullandığı askeri müdahalenin yıldönümüdür.
Ülkemizde bu olay ülke siyasetine nedenleri değil sonuçları üzerinden oy devşirmek, karşı tarafı darbecilikle suçlamak için hep kullanılmıştır. Öncesinde bu müdahaleyi yaratan nedenler (28-29 Nisan 1960 olayları, Menderes Hükümeti’nin tahkikat komisyonunu protesto eden gençliğe karşı sert polis müdahalesi sonucunda İstanbul Üniversitesi orman fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz‘in polis tarafından vurulması vb) üzerinde durulmamıştır. Bugün bile halkın vicdanında derin yaralar bırakan ve -çok yanlış ve talihsiz bir karar olan idamlar- kull…
[07:44, 30.05.2026] Serdar Erkan: 65.YILINDA 27 MAYIS 1960 ASKERİ MÜDAHALESİ VE ANAYASA DEVRİMİ-2
Yazımın bu 2. ve son bölümüne 26.05.2023 tarihinde bu köşede yazdığım TARİH BAZEN NEDEN TEKERRÜR EDER? Başlıklı yazımdan alıntı ile tamamlayacağım.
“Aşağıdaki sosyal medyada dolaşan Soner Yalçın’dan alıntı yazıyı okuyunca tarihin neden tekerrür ettiğini açıklayabilecek bir örnek daha bulabileceksiniz. Bunun bence en önemli nedenlerinden biri o coğrafyada yaşayan insanların, aynı sosyolojik ve kültürel kalıplar içinde ve koşullarda benzer olaylar karşısında, aynı tepkiyi vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
“1957 SEÇİMLERİNDE NELER OLDU?
Söylemezler, yazmazlar. Türkiye'yi askeri müdahaleye götüren o süreci hiç anlatmazlar.
Tarih unutmaz…
57 yıl önceye gidelim… Başlıyorum:
İktidardaki Demokrat Parti genel seçimi 7 ay önceye çekti. Halk, 27 Ekim 1957'de sandık başına gitti. Seçim saat 17.00'de bitecekti.
Fakat saat 14.30'da devletin tek radyosu; oy verme işlemleri sürerken DP'nin kazandığı illeri açıklamaya başladı! Şaka değil gerçek bu…
CHP lideri İsmet İnönü, Devlet Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu telefonla aradı, “Sizden bu suçun işlenmesine engel olmanızı talep ediyorum” dedi.
Bakan Zorlu, “Beyefendi” Adnan Menderes'e gitti, İnönü'nün söylediklerini aktarıp radyo yayınının durdurulmasını istedi. “Beyefendi” sert çıktı; “Radyo sonuçları açıklamaya devam etsin!”
CHP bu kez Yüksek Seçim Kurulu'na başvurdu. Radyo yayını durduruldu. Fakat DP zaten istediğini almıştı; kimi CHP'liler “DP kazandı” diye sandığa gitmedi.
Bu arada radyoevinden yabancı gazetecilere, “İsmet İnönü'nün yazılı açıklaması” diye bir kağıt verildi. Sözde İnönü, “Seçimi kaybettik; en fazla 120 milletvekili çıkarabiliriz” demişti! BBC'den France Press'e kadar yabancı gazeteciler haberi doğrulatmak için İnönü'nün yanına gidince, şaşıran sadece yabancı gazeteciler değildi; İnönü ülkesi adına utandı. Devlet, yalan söylemekle kalmıyor, yalan belge düzenliyordu!
Bitmedi…
Bir de 1957 seçimlerinin İsmet İnönü'nün isimlendirmesiyle “kütük marifeti” var!
Seçmen kütükleri hazırlanırken, CHP'li seçmenler “kütük”ten yok ediliverdi! Yerlerine DP'li seçmenlerin adı hem de birkaç kütükte yer aldı. Yani bir DP'li birkaç sandıkta oy kullandı. DP kurduğu seyyar ekiplerle bu seçmenlerini sandık sandık taşıdı. Seçime “iyi organize” olmuşlardı; organize işler konusunda marifetliydiler!
CHP'li kimi seçmenler kütükte isimlerini göremeyince oy kullanamadan evlerine döndü.
Hayır daha bitmedi…
Mehmet Barlas'ın babası
Seçimden hemen sonra oy usulsüzlükleri bazı şehirlerde olayların çıkmasına neden oldu. Örneğin Gaziantep'te…
27 Ekim gecesi seçimi CHP'nin 700 oy farkla kazandığı ilan edildi. Hatta DP'nin gazetesi Zafer bile bu sonucu yazdı. Fakat, ertesi gün köylerden “sayılmamış, unutulmuş oylar” getirildi ve bin kadar oyla seçimi bu kez DP'nin kazandığı açıklandı.
CHP'liler haklı olarak il seçim kuruluna itiraz etti. İtirazları kabul edildi. Oylar, tutanaklar, gerekli belgeler adliye binasına götürüldü; pazartesi inceleme başlayacaktı.
O gece adliye binası yandı! Bütün oylar yok oldu! DP'nin galibiyeti resmiyet kazandı!
Şehirde gergin bir hava oluştu.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde Gaziantepliler belediyeye yürüyüp seçimleri protesto etti. Vali kitlenin üzerine (o zaman TOMA yoktu) itfaiye araçlarıyla su sıktırınca olaylar çıktı. Belediye tahrip edildi.
Polisin halkı dağıtmak için ateş açmasıyla, DP binasından da kitleye mermiler yağdırıldı. Olaylarda bir komiser muavini ile bir çocuk yaşamını yitirdi; çok sayıda kişi
yaralandı.
Zırhlı askeri birliklerin şehre girmesiyle olaylar yatıştı. Ardından şehirde “CHP'li cadı avı” başladı.
Gözaltına alınıp tutuklananlar arasında kimler vardı bilir misiniz:
Mehmet Barlas'ın babası Cemil Sait Barlas.
Zeynep Göğüş'ün babası/Hasan Celal Güzel'in dayısı Ali İhsan Göğüş.
CHP'liler halkı isyana teşvik iddiasıyla Yozgat Cezaevi'nde beş buçuk ay yattı.
Avukatları Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu idi.
Oy rezaleti yüzünden sadece Gaziantep'te olaylar çıkmadı.
Mersin'de seçim cinayeti
Mersin'de de oy hırsızlığı olaylara neden oldu.
DP'nin oy hilekarlığının ortaya çıkması halkın sokağa çıkmasına sebep oldu. Olayları askerler bastırdı.
Bu arada…
CHP'li Mahmut Boytunç, DP'liler tarafından öldürüldü. Resmi makamlar “katil” diye, Zeki Budur ve Murat Sevim adlı DP'lileri tutukladı.
Ama katilin aslında DP Mersin Milletvekili Hüseyin Fırat olduğu yolunda söylentiler çıktı. Cinayetle ilgili haberlere yayın yasağı getirildi!
Sadece Gaziantep ve Mersin'de olaylar çıkmadı. İstanbul, Ankara, Sivas, Giresun, Kütahya, Kayseri, Çanakkale, Samsun gibi birçok şehirde oyların çalındığı iddiası halkı sokağa döktü.
Olayları bastırmak için şehirlerin üzerinden uçaklar alçaktan uçuş yaptı. İsmet Paşa, “Savaşta bile askeri uçakların sivil halk üstüne dalış yapmadığını” söyledi.
Seçimin üzerinden 5 gün geçti. Fakat Türkiye sakinleşmedi. Bu nedenle…
1 Kasım 1957'de TBMM açılışında Ankara'da olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Başkentin caddelerinde tanklar vardı. Yollar asker kordonu altındaydı. Gençlik Parkı'na, Güven Parkı'na askerler yığıldı.
Aslında tüm bu gerginliğin nedeni Meclis tutanaklarına yansıdı:
1957 seçimlerinde DP bir önceki 1954 seçimlerine göre 9 puanlık büyük oy kaybetti. Bunu bekliyorlardı. Bu nedenle işi sıkı tutmuşlardı. Ne olursa olsun kazanmayı amaçlamışlardı.
Sonuçta…
DP, 1957 seçiminde CHP ile artık başa baştı; CHP'nin yüzde 41'ine karşılık yüzde 47'lik oyu vardı. DP'nin bu oyların ne kadarında kütük marifeti vardı, bilinmiyor.
Bilinen; Türkiye'nin 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine böyle seçim şaibeleriyle de sürüklendiğidir.
Tv'lere çıkanlar, gazetelerde yazanlar bu konulara hiç değinmiyor.
Yalan üzerine iktidar inşa ediyorlar..Soner Yalçın.”
Değerli okurlarım,
Ülkemiz, Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunun 102. Yılında 2024 seçimlerinden 1. parti olarak çıkan CHP nin son gerçekleştirdiği başta Çağlayan gençlik buluşmaları olmak ile gerçekleştirdiği mitingler ile genel seçim atmosferine fiilen girdi.
Ülkemiz adına, inancım odur ki tarih bir daha tekerrür etmez.Halkımızın olgunlaşan demokratik bilinci, vicdanı ve feraseti ‘yanlış sivil veya askeri hesaplara’ izin vermeyecektir.
Tüm yurttaşlarımızın kurban bayramını kutluyorum.
Serdar ERKAN


