ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri saldırganlığın etkileri sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmadı. Şubat ayının sonunda patlak veren bu çatışma, ticari deniz taşımacılığını ve dünya genelinde mal akışını felç ederken petrol fiyatlarını zirveye taşıdı; bu da küresel enflasyonu körükleyerek piyasaları temelinden sarstı.
ABD ve İsrail’in başlattığı bu savaşın yarattığı devasa belirsizlik ortamında, bazı yatırımcılar gelişmekte olan piyasalardaki daha riskli yatırımlardan kaçarak geleneksel güvenli liman sayılan ABD dolarına yöneldi. Saldırganlığı başlatan gücün kendi para biriminin değer kazanması ise küresel ekonomideki adaletsiz dengeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Bu çatışma ortamı dünya genelinde birçok para birimini doğrudan etkiledi. Bazıları ağır değer kayıpları yaşadı, bazıları dalgalı bir seyir izledi ve çok azı ise süreçten güçlenerek çıktı.
Brezilyalı ekonomist ve danışmanlık şirketi APCE’nin başındaki André Perfeito, batı destekli bu saldırıların tetiklediği petrol fiyatı artışının herkesi etkilediğini ve kurların dalgalanmasının da bu yıkıcı etkiyi artırdığını vurguluyor. Peki, ABD ve İsrail’in mimarı olduğu bu kur dalgalanmaları ülkeler ve vatandaşları için ne anlama geliyor?
SALDIRININ EN ÇOK ETKİLEDİĞİ KIRILGAN EKONOMİLER
Enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden, özellikle de petrol ithalatçısı olan ülkeler, bu savaşın faturasını para birimlerinin ağır baskı altında kalmasıyla ödüyor. Bunlar arasında yer alan Hindistan, Endonezya, Filipinler, Tayland ve Mısır artan yakıt maliyetleri ve süregelen döviz kıtlığı nedeniyle yeniden büyük bir çıkmaza girdi. Yatırımcıların paralarını saldırının merkezindeki güç olan ABD’nin dolarına kaydırmasıyla, “gelişmekte olan ülkelerin” para birimlerine olan talep düştü ve değerleri zayıfladı. Bu durum, dolar cinsinden dış borçların geri ödenmesini çok daha pahalı ve sürdürülemez hale getirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılığın aksaması, petrol ve diğer temel ürünlerin fiyatını uçurdu. Bu ürünlerin dolar üzerinden fiyatlandırılması, yerel para birimleri değer kaybeden ülkelerde ithalatı çok daha pahalı hale getiriyor ve enerjiden plastik ve gübreye kadar pek çok hayati alanı vuruyor. Bu yıkıcı zincirleme reaksiyon, nihayetinde vatandaşın marketteki gıdasına ve günlük ürünlerin fiyatlarına zam olarak yansıyor.
Hindistan’da rupi, savaşın başlamasından bu yana ABD doları karşısında yaklaşık yüzde beş değer kaybetti ve defalarca rekor düşük seviyelere indi. Endonezya Merkez Bankası ise rupiyi koruyabilmek için defalarca piyasaya müdahale ederek dolar satmak zorunda kaldı. Faiz oranlarının artırılması ise vatandaşın konut kredisi ve diğer borçlarının geri ödemelerini yükselterek halkın sırtındaki yükü artırdı.
ENERJİ İHRACATÇILARI VE DALGALI SEYİR
Başka bir para birimi grubu ise savaşın yarattığı jeopolitik riskler nedeniyle keskin dalgalanmalarla daha oynak bir seyir izledi. Güney Afrika randı, Kolombiya pesosu, Şili pesosu ve Meksika pesosu bu kategoride yer alıyor.
Brezilya ve Malezya gibi bazı enerji ihracatçıları ise, saldırganlığın petrol arzını tehdit etmesiyle yükselen fiyatlardan kısmen fayda sağladı; bu durum ihracat gelirlerini artırarak yatırımcı ilgisini destekledi. Goldman Sachs ve Bank of America, Nisan ayında Brezilya varlıklarına güçlü talep olduğunu raporladı. Ancak uzmanlar, savaşın tetiklediği yüksek enerji fiyatlarının Brezilya’da enflasyonu artırabileceği, faiz indirimlerini geciktirebileceği ve ülkenin ithal ettiği benzin ve dizel gibi rafine ürünler nedeniyle yurt içi maliyetleri patlatabileceği konusunda uyarıyor.
YAPTIRIMLAR VE SERMAYE KONTROLLERİ ALTINDAKİ DİRENÇ
ABD ve İsrail’in açtığı savaşın ardından dolara karşı en iyi performans gösteren para birimlerinden biri Rus rublesi oldu. Rusya, yüksek enerji gelirleri ve Batı yaptırımlarına karşı geliştirdiği sıkı sermaye kontrolleri sayesinde rubleyi ayakta tutmayı başardı.
Çin yuanı da sıkı sermaye kontrolleri ve merkez bankasının doğrudan müdahaleleri sayesinde küresel sarsıntıya karşı dirençli kaldı. Yaşanan bu küresel kriz, uluslararası ticarette doların yerini yuan veya ruble gibi alternatif para birimlerinin alıp alamayacağı tartışmasını yeniden alevlendirdi.
GELİŞMİŞ EKONOMİLERDEKİ GÜVENLİ LİMAN ARAYIŞI
Krizin başında yatırımcılar güvenli liman arayışına girince, saldırıyı başlatan ABD’nin para birimi olan dolar ve İsviçre frangı zirve yaptı, ancak daha sonra dengelendi. Norveç kronu, Kanada doları ve Avustralya doları emtia fiyatlarındaki artıştan faydalandı; fakat küresel büyüme ve ticaret gerilimlerine ilişkin endişeler bu kazanımları sınırladı.
Buna karşın Japon yeni, Japonya’nın ithal enerjiye bağımlılığı nedeniyle tipik bir güvenli liman gibi davranamayarak değer kaybetti. Euro ve İngiliz sterlini de yüksek enerji maliyetleri ve Avrupa genelinde yavaşlayan büyüme kaygılarıyla dalgalandı.
GELECEKTE DÜNYA EKONOMİSİNİ NE BEKLİYOR
Ekonomistler, ABD ve İsrail’in başlattığı askeri operasyonların ilk dalgasında doların aşırı güçlendiğini, ancak küresel piyasaların durumu fiyatlamasıyla doların hafifçe gevşediğini belirtiyor. AllianceBernstein ekonomistleri, daha zayıf bir doların gelişmekte olan piyasalara biraz nefes aldırabileceğini ifade ediyor.
Ancak Uluslararası Para Fonu (IMF), bu savaşın yol açtığı devam eden aksaklıkların küresel ekonomiyi zayıf büyüme ve yüksek enflasyonun birleştiği olumsuz bir senaryoya sürüklediği uyarısında bulundu. Bu riskli senaryoda küresel büyümenin yıllık yüzde üç virgül bir yerine yüzde iki virgül beşe düşebileceği, enflasyonun ise yüzde dört virgül dört yerine yüzde beş virgül dörde çıkabileceği tahmin ediliyor. Çatışmaların daha da derinleşmesi durumunda ise küresel büyümenin yüzde ikiye çakılırken, küresel enflasyonun yüzde altının üzerine fırlayabileceği belirtiliyor. ABD ve İsrail’in Orta Doğu’da ateşlediği bu savaş, faturasını tüm dünya halklarının ve ekonomilerinin ödediği küresel bir mali krize dönüşme riskini taşımaya devam ediyor.



Mersin’in İhracat Gücü Tim Listesine Yansıdı: 22 Firma İlk 1000’de
Yürürlüğe Girdi: Varlık Barışının Detayları Ortaya Çıktı
Mehmet Şimşek İmzayı Attı: 31 Aralık’a kadar Geçerli Olacak
Sigara Bırakma İlaçları Bedava Olacak! Bir Söz Yeter
Erdoğan İmzaladı ‘kara Parayla Mücadele’ Stratejisi Yürürlüğe Girdi
Tanrıkulu’ndan TÜİK Verilerine Tepki: Gerçek Enflasyon Pazarda Hissediliyor
Mersin
Genel
Mersin
Yorumlar
Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.