Dünya

Trump’ın sert sözleri İran’ı durduramadı! Baskı politikası ters tepti

Trump’ın sert sözleri İran’ı durduramadı! Baskı politikası ters tepti ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü sert baskı diplomasisinin beklenen sonucu vermediği yorumları güç kazanıyor. Uluslararası basına göre tehditler, ağır ifadeler ve “koşulsuz teslimiyet” çağrılarına rağmen Tahran geri adım atmıyor.

Haber Merkezi Haber Merkezi Yazar
4 dk 14
Bu yazıyı paylaş
⏱️ Yaklaşık 4 dk okuma

ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneminin ilk yılında birçok uluslararası krizde sert müzakere yöntemleriyle sonuç almaya çalışırken, İran dosyasında istediği tabloyu oluşturmakta zorlanıyor.

Washington yönetimi aylardır tehditler, yaptırım baskıları ve askeri uyarılarla Tahran’ı masada taviz vermeye zorlamaya çalışıyor. Ancak uzmanlara göre İran cephesinin geri adım atmaması, Trump’ın “maksimum baskı” stratejisinin sınırlarını ortaya koydu.

Yaklaşık üç aydır devam eden kriz boyunca taraflar arasında zaman zaman dolaylı temaslar kurulsa da somut ilerleme sağlanamadı. Beyaz Saray’ın sert söylemi ile İran’ın direniş mesajları arasındaki gerilim, enerji piyasalarını da sarsmaya başladı.

TRUMP’IN ÇAĞRILARI SONUÇSUZ KALDI

Reuters’ın haberine göre analistler özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini korumasının Tahran’a önemli bir stratejik avantaj sağladığını düşünüyor. Dünya petrol sevkiyatının kritik bölümü bu hat üzerinden yapılırken, olası bir kriz ihtimalinin küresel piyasalarda ciddi endişe yarattığı belirtildi.

Uzmanlar İran yönetiminin, ağır askeri kayıplara ve ekonomik baskıya rağmen iç kamuoyunda “teslim olmuş” görüntüsü vermemek için sert tutumunu sürdürdüğünü öne sürdü. Bu nedenle Trump’ın “koşulsuz teslimiyet” çağrılarının müzakere ihtimalini daha da zorlaştırdığı ifade edildi.

Eski ABD’li müzakereciler de hiçbir yönetimin açık biçimde yenilgiyi kabul ederek masaya oturmak istemeyeceğini belirtti. Bu durumun, taraflar arasındaki diplomatik çıkmazı derinleştirdiği ifade edildi.

KARŞILIKLI TEHDİTLER

Trump ise kamuoyu önünde İran’a yönelik sert söylemini sürdürmeye devam ediyor. ABD Başkanı son haftalarda İran liderliği için “kaçık”, “haydut” ve “deli” gibi ifadeler kullanırken, Tahran yönetimi de sosyal medya üzerinden Trump karşıtı mesajlarla yanıt verdi.

Krizin en dikkat çeken anlarından biri ise Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı “İran medeniyetini yok ederiz” tehdidi oldu. ABD basınına göre bu paylaşımın önceden planlanmış bir ulusal güvenlik stratejisinin parçası olmadığı ve büyük ölçüde doğaçlama yazıldığı öne sürüldü.

Trump daha sonra ateşkesi destekleyen mesajlar verse de sert açıklamalarına devam etti. Özellikle İran’dan “büyük bir parıltı” görülmesi halinde ateşkesin sona ereceğini söylemesi, bazı çevrelerde nükleer tehdit tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

İRAN BOYUN EĞMİYOR

Beyaz Saray ise Trump’ın yöntemini savunuyor. Yönetim yetkilileri, ABD Başkanı’nın daha önce ticaret ve dış politika krizlerinde benzer baskı yöntemleriyle sonuç aldığını öne sürdü.

Ancak İran konusunda aynı stratejinin işlemeyebileceği yorumları arttı. Uzmanlara göre İran’ın dini, siyasi ve askeri yapısı; dış baskıya karşı uzun süre dayanabilecek şekilde şekillenmiş durumda. Bu nedenle sert tehditlerin Tahran’daki daha radikal unsurları güçlendirmiş olabileceği ifade edildi.

TRUMP’A ELEŞTİRİLER ARTIYOR

ABD iç siyasetinde de Trump üzerindeki baskı büyüyor. Yükselen enerji fiyatları ve savaşın ekonomik etkileri nedeniyle Beyaz Saray’ın kamuoyu desteğinde zorlandığı belirtildi. Kasım ayındaki ara seçimler yaklaşırken Cumhuriyetçi Parti içinde de İran politikasına yönelik eleştirilerin arttığı ifade edildi.

Bazı analistler Trump’ın hızlı sonuç almak isteyen yaklaşımına karşılık İran’ın zaman kazanmaya oynadığını öne sürdü. Tahran yönetiminin, Washington’ın iç siyasi baskılar nedeniyle uzun süre aynı tempoda devam edemeyeceğini hesapladığı yorumları yapıldı.

Uzmanlara göre mevcut tablo, kısa vadede kapsamlı bir anlaşma ihtimalini zayıflatıyor. Tarafların sert söylemlerini sürdürmesi halinde kriz; enerji piyasaları, bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi açısından uzun süre dünyanın en kritik başlıklarından biri olmaya devam edecek.

Yazıyı paylaşmayı unutmayın

Yorumlar

Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Haber Merkezi'in Yazıları

Benzer Haberler