İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, oda meclisinin mayıs ayı toplantısında yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye’nin can alıcı ekonomik sorununun yalnızca enflasyon olmadığını; üretim maliyetlerinin verimlilik artışını aşması nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin kaybedilmeye başlandığını vurguladı.
“TEMEL SORUN YALNIZCA ENFLASYON DEĞİL
Reel sektörün yüksek faiz, finansmana erişim sorunları, enerji maliyetleri ve kur-enflasyon dengesizliğine rağmen üretime ve pazarlarını korumaya devam ettiğini belirten Avdagiç, sanayide çarkların yavaşlasa da durmadığını ifade etti.
Ekonomideki mevcut duruma ilişkin şu saptamada bulundu:
“Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir. Can alıcı mesele üretim maliyetlerinin verimlilik artışının önüne geçmiş olması ve özellikle emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin yitirilmesi meselesidir. Türkiye rekabetçiliğini kaybetmeden yoluna devam etmelidir.”
TÜRKİYE’NİN ÖNE ÇIKTIĞI ÜÇ STRATEJİK AVANTAJ

Küresel tedarik zincirlerinin ve ticaret haritasının yeniden şekillendiğini ifade eden İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye’nin bu süreçte üç ana alanda büyük avantajlara sahip olduğunu savundu.
Ekonomim’den Merve Yiğitcan‘ın haberine göre, Avdagiç’in sıraladığı avantajlar şunlar
Coğrafi Konum ve Pazara Erişim:
Çin+1 arayışındaki küresel pazar için en güçlü alternatiflerden biri olan Türkiye, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,3 milyar nüfusa, 32 trilyon dolar milli gelire ve 10 trilyon dolar ithalat hacmine sahip pazarlara erişim sunuyor.
Avrupa Sanayisi ile Entegrasyon:
AB’nin “Made in EU” çerçevesi ve stratejik sektörlerde tedarik güvenliğini önceleyen politikaları Türkiye için fırsat yaratıyor. Türkiye; elektrikli araçlar, yeşil çelik, batarya, temiz enerji ekipmanları ve savunma sanayiinde Avrupa üretim zincirinin kritik halkalarından biri konumunda bulunuyor.
Jeostratejik Ticaret Koridorları:
Orta Koridor, Kalkınma Yolu, enerji transit hatları, Karadeniz lojistiği ve Doğu Akdeniz bağlantıları Türkiye’yi sadece bir transit ülke değil, bölgesel bir ticaret merkezi haline getiriyor.
STRATEJİK DÖNÜŞÜM İÇİN 4 KRİTİK ADIM
Dünya ticaretindeki yeni koridorlar ve yapılanmalar karşısında Türkiye’nin “menüde değil, masada yer alacak” bir aktör olduğunu ifade eden Avdagiç, küresel ekonomideki sert rüzgarları avantaja çevirebilmek için hükümet, özel sektör ve topluma düşen görevleri şöyle sıraladı:
- Öngörülebilirlik
- Eğitim reformu
- Yüksek katma değerli üretim
- Uzun vadeli sanayi stratejisi
“BATILI PAZARLARIN ANİ VE PANİK TEDARİKTE İLK ADRESİ TÜRKİYE”

Geleceğin küresel ekonomisinde “teknoloji üretenler, enerjiyi kontrol edenler ve tedarik zincirlerini yönetenler” olmak üzere 3 tür ekonominin öne çıkacağını belirten Avdagiç, nisan ayında ihracatta yaşanan sürpriz artışa dikkat çekti.
Bu yükselişin, Batılı pazarların ani ve panik tedarik ihtiyaçlarında ilk adres olarak Türkiye’yi seçtiğinin somut bir göstergesi olduğunu ifade ederek, temel hedefin bu artışı kalıcı kılacak çıtayı aşmak olduğunu belirtti.













