Türkiye

Kılıçdaroğlu Açıklama Yaptı Ama Soru Almadı

Kılıçdaroğlu açıklama yaptı ama soru almadı Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP'ye atanan Kemal Kılıçdaroğlu soru sormanın yasak olduğu bir basın toplantısı düzenledi.

Haber Merkezi Haber Merkezi Yazar
3 dk 19
Bu yazıyı paylaş
⏱️ Yaklaşık 3 dk okuma

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek 36. NATO zirvesi ve Türk Dış Politikasına yönelik açıklamalarda bulunan ‘Kılıçdaroğlu’nun toplantı kapsamında basın mensuplarından soru almayacak ve yapacağı konuşma ile sınırlı kalacak

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

2 Temmuz’dayız. Yüreklerimizi yakan bir gündeyiz. Aydınların, sanatçıların öldürüldüğü, katledildiği bir gündeyiz. Bir arkadaşım şu notu gönderdi, o notu aynen okumak isterim:

“İnsan insanı yakar mı? İnsan, insan yanarken bakar mı? İnsan, insan yanarken alkışlar mı? İnsan, insanı yakanı aklar mı? İnsan yanarken, yanmayan insan var mı? Yanmayan insan varsa acaba o insan mı?”

2 Temmuz’da bu gerçeği unutmamak gerekiyor. Başta Başbağlar Katliamı, 33 yurttaşımız katledildi terör örgütü tarafından. Bu iki acıyı hiç unutmamalıyız. Türkiye’nin derin acılarından birisidir bu iki acı.

“TÜRKİYE NATO’NUN GÜÇLÜ BİR MÜTTEFİKİDİR”

Türkiye’yi yalnızca bir bölgesel güç olarak değil, stratejik merkez ülke olarak görüyoruz. Türkiye’nin görevi cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak, güven üretmek ve bulunduğu coğrafyada istikrarın taşıyıcısı olmaktır. Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ni de işte bu anlayışla değerlendiriyoruz. Çünkü mesele yalnızca bir zirve meselesi değildir. Mesele Türkiye’nin yeni dünya düzeninde nasıl bir vizyon ortaya koyacağıdır.

Türkiye, NATO’nun güçlü bir müttefikidir, bu konuda bir sorunumuz yok. Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, millet aklından ve cumhuriyetin bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturmaktadır. CHP olarak bizim bakışımız açıktır. Türkiye, NATO üyesidir ancak NATO’nun ileri karakolu değildir. Türkiye, Avrupa güvenliğinin bir parçasıdır fakat Avrupa’nın çevresinde bekletilecek bir ülke değildir. Türkiye Rusya ve Çin ile de konuşur fakat hiçbir gücün yörüngesine giremez.

Ankara zirvesine bakışımız iktidarın dar propaganda diliyle sınırlanamaz. Mesele bir iktidar başarısı ya da lider fotoğrafı değildir. Mesele Türkiye’nin gelecekteki strateji konumudur. Mesele Türkiye’nin büyük güç rekabetinde kendisine biçilen rolü mü kabul edeceği yoksa kendi bağımsız karar alanını mı güçlendireceği meselesidir.

“NATO’NUN STRATEJİK BÜTÜNLÜĞÜNÜ HATIRLATAN KURUCU BİR DİL KULLANMAK ZORUNDADIR”

Bir müttefikin yanlış bölge politikalarına destek vermek ittifak değildir, bunun adı stratejik bağımlılık olur.

Dış politika yalnız sınır ötesinde kurulmaz. İçerideki devlet kapasitesiyle kurulur. Ancak hukuk devleti zayıfsa, kurumlar aşınmışsa, ekonomi öngörülemezse, parlamento etkisizleşmişse, yargı bağımsızlığı tartışmalıysa, basın özgürlüğünün güvencesi yoksa Türkiye’nin dışarıdaki sözü zayıf kalır.

Yazıyı paylaşmayı unutmayın

Yorumlar

Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Haber Merkezi'in Yazıları

Benzer Haberler