Dünya

Bu sorun sadece Batı’da değil… Nedir bu ‘Beseda’

Okay Deprem yazdı...

Haber Merkezi Haber Merkezi Yazar
15 dk 21
Bu yazıyı paylaş
⏱️ Yaklaşık 16 dk okuma

Donbass’ın Lugansk bölgesinde geçtiğimiz günlerde Ukrayna Silahlı Güçleri’nin (VSU) fırlattığı SİHA’larla bir orta öğrenim kurumunun ve bağlı öğrenci yurdunun vurulması neticesinde 20’den fazla çocuk ve gencin yaşamını yitirmesi, 60’dan fazlasının da çeşitli şekillerde yaralanmasından sonra Donbass başta olmak üzere Rus medyasında yabancı basın yayın organlarının benzeri saldırılar karşısındaki politikaları, bakış açıları tekrar tartışmaya açıldı.

Başta devlet kontrolü altındaki resmi veya özel Rusya basını olmak üzere, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova da ilgili tartışmalara katılmak suretiyle, Batı orijinliler başta gelmek üzere, Batı ittifakı mensubu ülke ve devletlerin belli başlı basın ve medya kalemlerinin muhabirlerinin, değil benzeri türde Ukrayna saldırılarını objektif olarak haberleştirmeyi, bu amaçla, savaşın devam ettiği ve cephe gerisi bölgelere dahi gelmediklerinden veryansın edip bunu ciddi manada tartışmaya açtı.

Hatta Donetsk yöresinin insan haklarının sorumlu Ombudsman’ı Darya Marazova da, hadisenin meydana geldiği mahale gitmek suretiyle, isim dahi zikrederek başlıca Batılı basın-yayın organlarının muhabirlerini, neden gelmediklerini açık uçlu bir soru olarak ortaya atarak eleştirdi.

DONBASS BAŞTA OLMAK ÜZERE, İLGİLİ BÖLGELERE GEÇİŞLERDE ALIKONULMANIN ŞİFRESİ: “SOHBET”

Ukrayna Ordusu’nun Lugansk tarafındaki Starobelsk şehrinde yarattığı devasa can kaybından birkaç gün sonra olay mahalline dönük Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı bir basın gezisi tertipledi. Bu vesileyle BBC ve CNN gibi global medya kanallarından raportörlerin olay yerinde olmayışı ciddi tartışma konusu edildi. Biz de bu vesileyle, Türkiye gibi ülkelerde pek fazla bilinmeyen bir başka dosyayı açalım.

Dosyanın başlığı ve kod adı: “Beseda”. Yani: “sohbet”. Okuyucular haklı olarak, “bu söz de nereden çıktı?!” diyebilirler. Bundan kastedilen: Rusya’nın Donbass ve onunla sınırdaş vilayetleri (başta Rostov Eyaleti) arasında başta gelmek üzere, yine Kırım ile kuzeyindeki bölgenin ortasında ve de, yarımadayı Rusya anakarasına bağlayan köprüde bulunan pasaport ve eşya kontrol noktalarında en ufak bir “yabancıya” (Ukraynalılar dışındakiler kastediliyor) ve hatta Rus vatandaşlığı olsa dahi, başka kökenlilere uygulanagelen bitmek bilmeyen sorgular – sualler, fiili engellemeler, vs…

2014 YILINDAN SONRA HERHANGİ BİR “YABANCI”, “POTANSİYEL TEHLİKELİ BİR KİŞİ” İLAN EDİLDİ

Bu satırların yazarı son on iki sene boyunca (2014 miladından itibaren) Donbass ile Rusya’nın has (eskiden beri bünyesinde yer alan) illeri arasında ve de sonradan Kırım ile kuzey ve güney yönünde Rusya’nın diğer yeni vilayetleri arasında en fazla sorgu-suale uğramış, en çok alıkonulmaya çalışılmış, vakti ve enerjisi en geniş ölçekte çalınmış Türkiye kökenli kişiler arasında tartışmasız ve uzak ara birinci sıradadır.

Peki, Rusya’ya yolu ya hiç düşmemiş ya da sadece turistik gidip gelmiş veyahut da başkent Moskova vs. gibi “konforlu” tipik merkezi şehirlerden pek çıkmamış ve dahası da 2014 sürecinden sonra ilgili bölgeler arasında gidip gelmeyen ezici çoğunluk açısından tarif edilmeye çalışılan anlar nasıl başlıyor, gelişiyor ve yaşanıyor? Bundan öncesinde şu kısa tecrübemi aktarmakla başlayayım: 2013 yılında, yani malum kırılmadan hemen önce Türkiye’den Rusya’ya özel şahsi aracımla gitmiştim.

Gürcistan’dan ülkeye girerken aracın kendi prosedürleri haricinde son derece seri şekilde geçtiğimizi dün gibi hatırlıyorum. Nitekim birkaç gün aradan sonra bu kez de Rostov Eyaleti’den, o zaman Ukrayna’ya ait olan Donetsk İli’nin girişinde her iki devletin sınır kapılarından “her şey dâhil” topu topu yarım saat içerisinde geçtiğimizi de hiç unutmuyorum. Ne var ki 2014’ten itibaren işin rengi değişecek ve potansiyel ve prensip olarak “yabancı”; “oralı, bölgeli ve yerli” olmayan insanlar, farklı ülkelerin vatandaşları ve hele hele yabancı gazeteciler açısından ilgili “sorunlu-ihtilaflı yörelerle” Rusya arasındaki geçişler adeta işkenceye – kabusa dönüşecek, analarından emdikleri süt burunlarından getirilecekti!

TAM TEŞEKKÜLLÜ PASAPORT VE EŞYA KONTROL NOKTALARI

Rusya Federasyonu Kırım’ı topraklarına katalı tam 12 sene oldu. Donbass’ı referandumla resmen aldığını ilan edeli ise 3.5 sene. Buna rağmen her iki bölgenin, ülkenin geri kalanı ile “hudutları”, “gümrük” niteliklerinin kaldırılması haricinde tam teşekküllü “pasaport-eşya kontrol kapıları” üzerinden ayrılmaya devam ediyor. Rusya’da özellikle otobüs başta olmak üzere, toplu taşımın herhangi bir türüyle söz konusu bölgeler arası bir “yabancı” veya “yabancı kökenli birisi” olarak geçiş yapıyorsanız şayet, yaşanan klasik-teatral mini süreç şöyle izlemektedir: Önce pasaportunuza, mikroskopik araştırma-deneyi yapılıyormuşçasına, bir takım büyüteçler yardımıyla yeniden ve yeniden defalarca bakılır…

Pasaportunuzda o zamana değin tek bir damga, pul, vs. olmasa dahi sayfalar, alttaki “tarama-marama” cihazı içerisinde bir ışık altına sokulmak suretiyle bir o yana bir bu yana sayısız kez çevrilir durur. Tamamen formalite icabı ve klişe birkaç soru sorulduktan sonra, anlı şanlı pasaport memuru veya memuresinin eli o çok sevdikleri kablolu masa başı telefona gidiverir.

O ana kadar önünüzden insanlar ya çok hızlı ya da kimi zaman tam anlamıyla ışık hızıyla geçmiş olmalarına karşın (Ruslar ve Rusyalılar), size bir anda şu söyleniverilir: “Lütfen şimdi geriye gitmek suretiyle az ileride bekleyebilir misiniz?..”

Siz o sırada atik ve sorumlu davranıp bir şey söylemez veya sormaz iseniz, tabii ki ve taktiksel olarak nedenine-niçinine dair hiçbir şey belirtilmez. Ancak sorar iseniz de, “az sonra “kıdemli memur gelip sizinle sohbet edecek” cümlesi dışında bir şey ifade edilmez, edilmekten kaçınılır. Böylelikle ilk bekleyiş seremonisi başlar…

İLGİLİ KONTROL NOKTASINDAN DAHA ÖNCE DEFALARCA GEÇMİŞ OLMANIZIN “UNUTULDUĞU” OYUN

İnsanlar geçe dururken, pasaport kabininin gerisinde sizin bekleyişiniz sürer ve nihayet uzaktan kopup gelip bir kısrak başı gibi uzanan bir başka yetkili ve etkili memur: “Buyurun ileride, içerideki kabinde sizinle sohbet edilecek!” diyerekten sizi “sohbete” yani Rusça’sıyla “Beseda”ya davet eder! Türkçe’deki amiyane tabirle; “bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü?!” ve ‘bu sohbet samimiyeti de nereden çıktı?!’ deyiverirsiniz içinizden.

Daha da ilginci ve hatta trajikomiği ise o ana kadar ilgili “sınır kapısından” defalarca geçişiniz, dahası aynı pasaportu kullanmış olmanız, bunun da ötesinde tam da orada sizinle zaten en az bir (bazen ve ekseriyetle birkaç kez) sohbet edilmiş olmasının (beseda) hiçbir kıymeti itibari kalmamış, bir an ve her nedense bunun kolektif olarak unutulma-unutturulma oyunu oynanmaya başlanmıştır… Derken ilgili salonun bir köşesinde–kenarında bir kapı açılır ve eşlik eden “kıdemli” ile birlikte içeri girip, bir sağ bir sol yaptıktan sonra bu kez “bekleme salonuna” alınırsınız. Bazen de doğrudan “sohbetliğe” sokulduğunuz olur.

O esnada telefonunuz yanınızda ise ve mobil internetiniz de var ise, hasbelkader bir bağlantınıza ulaşıp, vaktinizin ve enerjininiz gereksiz ve manasız şekilde çalınması genel amacına hizmet eden “sohbet seansı ve ayini” ya tam olarak başlamadan veyahut da start aldıktan kısa bir süre sonra yarıda kesilir ve hiçbir şey olmamış gibi ya birinci kişi ya da bir başkası “geçici olarak el koydukları” pasaportunuzu geri getirip size verir ve de sizi pasaport koridorundan transit geçirerek eşlik ettikten sonra yolcular… Tabii ki bir başka “Beseda”ya kadar… İkinci ve son şık da, “El – Besedo”nun devam filminin çekilmesi olur…

RUSLAR VE RUSYALILAR KONTROLDEN HIZLA GEÇERKEN ECNEBİ MUHABİR-GAZETECİ ‘RADARA TAKILIR’

Rusya’nın içlerinde yer alan ilgili “kontrol” noktalarındaki kesintisiz “alıkoyma, oyalama ve sorgu-sual trafiğinin” elbette ki birincil muhatapları “ecnebi” gazeteci – muhabir kitlesidir. Söz konusu “harici” basın temsilcisi hele hele çok büyük bir medya grubunu temsil etmiyorsa, bir kadroyla hareket etmiyor ve dahası ilgili bölgelerde yerleşik değilse; adı geçen yeni bölge, il ve cumhuriyetlere genellikle toplu taşımla ulaşabilir. Burada ekseriyetle yaşanan tipik durum ise özetle şöyle betimlenebilir.

50 küsur kişilik koca otobüs durdurulur, yağmur, çamur, soğuk demeden tüm araç ahalisi önce araçtan indirilir. Yolcular tüm bagajlarını teker teker almak suretiyle onlarla birlikte pasaport ve eşya kontrol binasına sokulurlar. Burada kimi zaman köpekler de insanların en hususi eşyalarını koklayarak, onlara sürtünerek “yoklama” kervanına iştirak eder…

Rus ve Rusya doğumlular (Ukrayna pasaportlular hariç ve kimi istisnalar dışında) süratle “pasaport” kabininden geçerlerken; “ecnebiler” ve tabii ki kendilerine Rusya pasaportu vakti zamanında verilenler dahi, ne kadar zaman önce aldıklarından tamamen bağımsız olarak “radara takılır” ve beklemeye alınırlar. O esnada geri kalan yolcular otobüs veya minibüslerine döner, yerlerini alırlar.

Kimi zaman yarım saat-bir saat, kimi zaman ise saatler geçtikten, “esir alınan” şahıs, onu esir alan cenah tarafından “taktiksel ve bilinçli olarak en ufak bir sorumluluk kabul etmeksizin” salıverilir. Mağdur “yabancı” gazeteci aracına döndüğünde bu sefer de onu beklemekte olan onlarca yolcu sözlü ve kimi zamansa neredeyse fiziksel olarak ona saldırır. Bazen de ilgili otobüs keyfine göre beklemeyip olay yerinden uzaklaşarak yolcuyu çıkıştaki sürprizle baş başa bırakır…

“ZENGİNİ HER YERDE SEVERLER”

“Zengini her yerde severler” deyişinin dünya kapitalist diktatörlüğü şartlarında ne anlama geldiğini bölgede az çok gösterişli bir araç satın aldıktan sonra tatbik etmiş oldum. O zamana kadar toplu taşım aracıyla her geçişimde; köy ve kasabalardan kopup gelen, birkaç yıllık basit eğitimleriyle, dünyadan bihaber, yabancı ve kendi dışlarındaki her şeye ve her kimseye önyargılı, mesafeli ve kimi zaman düşman kontrol noktası çalışanları yığını bendenizi esir alırlarken, özel aracıma ilk kez atladıktan sonra malum “deli-dumrul köprülerinden” son sürat geçebilmem beni olumlu anlamda hayretler içinde bırakmıştı…

Gelelim çok yakın zamanda yaşadığım son deneyime: Türkiye’den Donbass’a en fazla emek ve zaman vermiş, bölgede uzun yıllarını geçirmiş, oradan Türkiye’ye düzenli haber geçen yegâne gazeteci olarak bir süre aranın ardından Donetsk’e gitmeye karar verdim. Bölgeye Rostov tarafından girişimde beni “suskun” olarak karşılayıp geçirenler dönüşümde bu kez “muhteşem” karşılayacaklardı! 10 gün içinde Rostov-na-Donu’dan Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin nam-ı diğer başkentine 2 kere gidip geldim.

Her defasında da Don bölgesine dönüşte gene ikinci sınıf muamele, gene ayrımcı uygulamalar, gene pasaport-büyüteç şovu, gene sohbet girişimi skeçi, gene göstermelik-yasak savma ve hazırlanılmamış primitif sorular, vs,vs…’ye muhatap olmaya zorlandım. İkinci defa geçişimde, ilgili “diskrimanist demonstrasyondan” dışarı çıkar çıkmaz, bu sefer de otobüsü kaçırdığımı fark edecektim!..

“GEÇİCİ ESİR ALMA SEANSLARINDAKİ” AMATÖRLÜK, HAZIRLIKSIZLIK VE YETİŞMİŞ KADRO EKSİKLİĞİ

Alanında Rusya rekoru kırmak üzere, son 12 yılda Donbass, Kırım, Zaporojye, Kherson, Bryansk, vb. Eyaletlerin giriş ve çıkışlarında çoklu onlarca kez “sorgu-suale”, “sohbet histerilerine” maruz bırakılmışımdır. Bilhassa Donetsk ve Lugansk yörelerinin doğudaki ilgili eyalet ile olan toplam 5-6 kontrol kapısının her birinden hemen her yıl defalarca geçmişimdir.

Hatta kimi yıllarda bir senede tek kapıdan onlarca kez.. Dağda uçan kuştan haberdar gözüken, sistemlerinde ilgili sınır kapısından bir sefer dahi geçse mevcut kişi ile alakalı tüm detaylar ve bilgiler saklanan, ve doğal olarak ikinci geçişinde söz konusu kimseye ilişkin tüm ayrıntılı bilgiler önlerindeki ekranlarda beliren “taktik-sever kontrol noktası görevlileri”, her defasında ve yeniden “unutmuş-bilmez-hatırlamaz numaralarına” yatmaktan asla çekinmezler.

Dahası, düzenledikleri “sohbet ayinlerinde”; yarım yamalak eğitimli ham kadrolar, derslerine doğru düzgün çalışmamış yeni yetme memurlar ve de gizli milliyetçi üniformalıların ezici bir çoğunluğu gerçek manada yeni, orijinal ve farklı soru sorma beceri, kapasite ve alt yapısından mahrum ve uzak olduklarını kanıtlamayı sürdürürler.

ÖNCE ‘DAVET-ALKIŞ-KUTLAMA-ÖDÜLLER’, ARDINDAN DA TÜM BUNLARIN BİR KALEMDE ‘UNUTULMASI’

Rusya’da maalesef, ancak gerçek o ki, “yabancı gazetecilerin” hepsi olmasa da, kayda değer bir kısmına oynanan veya kimi zaman ve bilimum yerlerde oynanmaya çalışılan oyun kaba bir soyutlamayla şu biçimdedir: İlgili kişiler her dakika, Allah’ın her günü, Tanrı’nın unuttuğu her yerde ve akla hayale gelmeyecek her türden etkinliğe davet edilir.

İkincisi, buralarda sahne aldığı envai çeşit etkinlik, organizasyon, toplantı, vs.’de alkış üstüne alkış alırlar, ödül üstüne ödüle layık görülürler, vs. derken ve buna paralel olarak, öncesi ve sonrasıyla, yerli ve milli basın-yayının sayısız temsilci kurum ve kişisi malum gazetecilerle, artık sayısını her iki tarafın da unuttuğu kez mülakat-röportaj yapar, zırt-pırt canlı veya banttan yayına davet eder, vd. tüm bunların toplamı olarak ilgili gazeteciler hem ülkenin kamuoyuna fazlasıyla mal olur ve geniş kitlelerce tanınır hem de kaçınılmaz olarak toplumsal-mesleki, vs. meşruiyetleri yaygınlaşıp katlanır…

Milliyetçi bir takım-bazı-kimi kadrolarca kontrol edilen bir dizi pasaport ve eşya kontrol noktalarına aynı “yabancı” gazeteciler dönüp dolaşıp geldikten sonra; o zamana kadar ülkede yapıp ettikleri fiilen ve tamamen unutulur, bir kenara itilir, görmezden gelinir, önemsizleştirilip-itibarsızlaştırmaya uğraşılır ve bu tiyatro-sirk de bu şekilde sürdürülmeye gayret edilir… Şairin dediği gibi “onlar ümidin düşmanıdır… akar suyun meyve çağında ağacın serpilip gelişen hayatın düşmanı…“

‘YERLİ VE MİLLİ GAZETECİLERE’ HER YER VE HER ŞEY SERBESTKEN ‘ECNEBİLERE’ BOL KESEDEN SANSÜR

Son olarak bir de “yabancı gazetecilere” başta Donetsk yöresi olmak üzere, Kırım, Zaporojye ve Kherson ve “Anti- ve Kontr-Terörist operasyonu” kapsamındaki sahalarda çok uzun zamandır uygulanagelen sansür koşullarına dair birkaç çarpıcı not… Daha 2022 öncesinde Donetsk’te neredeyse sürekli ikamet ettiğim uzun yıllarda, sınır çatışma hattına, askeri ihtilaf noktalarına sadece tek tük gidebildiğimi, oldukça seyrek izin verildiğini, bu konuda istisnai olarak öneri-teklif geldiğini hatırlıyorum.

Lakin “sonradan gazeteci olan veya ilan edilen ‘yerli ve milli’ gazeteciler kervanı” ile tabii ki Rusyalı ve Rus muhabirler diğer yandan her Allah’ın günü mevzu bahis yerlerde dolanıp durmaktaydılar… 2022 yılından ancak özellikle de 2023’ten sonra bahsi geçen bölgeler Rusya olduktan sonra ilgili sansür koşulları ve gazetecilik çifte standartları tam olarak katlandı.

“Yerli-milliler” adeta her deliğe girip çıkar, her askeri aracın altından girip üstüne çıkarlarken, kendilerinin hemen tüm sıcak noktalarda boy gösterip, haber toplamak suretiyle çekim yapmalarına müsaade edilirken; “yerel ve milli olmayan, ecnebi” gazeteci ve muhabir kitlesine ise, malzeme toplamak, haber yapmak ve çekimde bulunmak üzere cephenin en ufak, en geri noktaları, ikincil ve üçüncül sınıf haber suje ve malzemeleri layık ancak görüle gelmeye başlandı… Türkçe’de denildiği üzere: “Ancak yaşayan bilir…”

Sonuç namına; Rusya Dışişleri Bakanlığı, basın sözcüsü, sayısız Rusyalı-Rus ve Donbasslı politikacı, eylem adamı, Rusyalı gazeteci ve muhabirler, vs. kusura bakmasınlar ancak; bu kafa, mentalite ve yaklaşım ile BBC’ler, CNN’ler ve bilumum yabancı-dış yayın organlarının, medya grup ve kalemlerinin temsilcileri daha uzun yıllar bölgeye ne adım atarlar ne de uzaktan fazla ilgi gösterirler…

Yazıyı paylaşmayı unutmayın

Yorumlar

Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Haber Merkezi'in Yazıları

Benzer Haberler