Siyaset

MİT iddiası büyüyor: Kılıçdaroğlu itirafları

Eski CHP'li vekil Hüseyin Aygün'ün ardından bir başka eski CHP'li vekil Refik Eryılmaz da ortaya bazı iddialar attı. Aygün'ün iddialarını destekleyen Eryılmaz, Esad'la görüşmesi ve FETÖ'cülerle yemek yememesi sebebiyle üstünün çizildiğini öne sürdü.

Haber Merkezi Haber Merkezi Yazar
6 dk 22
Bu yazıyı paylaş
⏱️ Yaklaşık 7 dk okuma

Eski CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Kemal Kılıçdaroğlu ile MİT arasında bağ olduğuna dair öne sürdüğü iddiaların yankıları duyulmaya devam ediyor.

CHP için üstü çizilen vekiller listesinin hazırlandığı, bu doğrultuda Kılıçdaroğlu’nun CHP eski Hatay milletvekili Refik Eryılmaz’a gözdağı verdiği Aygün’ün iddiaları arasındaydı.

‘CİDDİ BİR SORU İŞARETİ BENİM İÇİN’

soL Haber’e konuşan Eryılmaz, Suriye’yi o dönem yakından takip ettiğini, bölge insanının bu çalışmalara ilgi gösterdiğini ancak Kılıçdaroğlu’nun hep mesafeli durduğunu söyledi. Eryılmaz, yaşananları şu sözlerle anlattı:

“Ben bir ara kendisine burada bir miting yapılması noktasında ısrarlı bir talep olduğunu, üç yüz, beş yüz bin kişiyi toplayabileceğimizi söyledim. Yeter ki ben geleceğim deyin, miting yapın sizden rica ediyorum diye gidip yalvarmama rağmen kabul etmedi. Ben mitinge gelmem ama siz yapmak istiyorsanız yapın dedi. Dikkat edin, geldi bir defa bir otelde kapalı, birkaç kişiyle toplantı yaptı gitti, manzarayı kurtarmak adına. Çünkü çok baskı oldu. Bu gündem o zamanlar çok önemliydi. Türkiye’yi bu kadar yakından ilgilendiren, 3-5 milyon insanın Türkiye’ye geldiği, Türkiye’nin o gündemde 45 milyar dolar para harcamak zorunda kaldığı, sınırlarımızın kevgire döndüğü, bütün dünyanın dikkatini çeken bir konuda neden miting yapmak istemedi mesela? Bu ciddi bir soru işareti benim için.”

‘BUNLAR ÇELİŞKİLİ YAKLAŞIMLAR’

Sözlerinin devamında, Eryılmaz, Kılıçdaroğlu’nun Suriye meselesine mesafeli durmasına rağmen ABD’den gelen seçim gözlemciliği teklifini “tereddütsüz” kabul ettiğini iddia etti:

“Amerika’ya seçim gözlemcisi olarak davet ettiklerinde, genel başkana usulen sormak zorundaydım yine. Rota Amerika olunca hiç tereddüt etmeden anında ‘tabii gidebilirsin’ dedi. Amerika’ya gitmek için hemen gidebilirsin ama Suriye’ye gazeteciyi getireceğim, barışı kovalıyoruz, orada olup bitenlerle ilgili bilgi almaya çalışıyoruz, cihatçılar, bombalar var… Oraya gidemezsin, buraya gidebilirsin deniyor. Bunlar çelişkili yaklaşımlar bana göre”

‘MİT’İN GETİREMEDİĞİ GAZETECİYİ GETİRDİK’

Suriye’de gözaltına alınan TRT muhabiri Cüneyt Ünal’ı Türkiye’ye getirmeyi başardıklarını belirten Eryılmaz, bu konunun Kılıçdaroğlu tarafından önemsizleştirildiğini öne sürdü:

“Dönemin Başbakanının, Dışişleri Bakanlığı’nın ki aileleri başvurdu iyi biliyorum, MİT’in getiremediği gazeteciyi biz gittik getirdik. Bu aslında siyaseten bir başarıydı. Kalkıp bunun üzerine en azından iki çift laf söylemesini isterdim Kılıçdaroğlu’nun. O dönem Sayın Genel Başkan’ın çıkıp iktidara ‘Bakın sizin getiremediğiniz gazeteciyi bizim milletvekillerimiz gitti getirdi, milletvekillerime bu kritik süreçte savaş ortamında gidip bu vatandaşımızı getirdikleri için teşekkür ediyorum’ demesi gerekirdi. Ama demedi. Garibime gitti tabii”

‘İSTİHBARATTAN BİLGİ GELDİĞİNİ BANA DA SÖYLEDİ’

Aygün’ün, “Kılıçdaroğlu, Eryılmaz’ı ‘MİT seni izliyor, hareketlerine dikkat et’ diyerek uyardı” yönünde iddiasını destekleyen Eryılmaz, “Kılıçdaroğlu ile görüştüğümde beni korumaya çalışan bir tavırla, ‘Bana böyle bir istihbari bilgi geldi, dikkat et sana Suriye sürecinden dolayı bir suçlama yapabilirler, tuzak kurabilirler’ minvalinde bir şey söyledi. Hüseyin Aygün bu yorumu bu şekilde değerlendirmiş. Kim bana tuzak kuracak diye sormadım, konuşmadım tabii, ama istihbarattan böyle bir bilgi geldiğini bana da söyledi Kılıçdaroğlu” ifadelerine yer verdi.

İHSANOĞLU’NUN ADAYLIĞI

Eryılmaz, 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP ile MHP’nin çatı adayı olarak gösterilmesine giden sürece de değindi.

AKP’nin politikalarına çanak tutan o kadar çok karar alındı ki bizim yaptığımız hiçbir itiraz dikkate alınmadı, kabul edilmedi” diyen Eryılmaz, Kılıçdaroğlu’nun o dönem düzenlediği kapalı grup toplantısını hatırlattı.

Her bir milletvekili üç tane isim yazsın, kimi cumhurbaşkanı görmek istiyorsunuz” denildiğini iddia eden Eryılmaz, bir hafta sonra İhsanoğlu’nun aday olarak belirlendiğini söyledi.

Bir baktık televizyondan altyazı geçiyor: Kemal Kılıçdaroğlu, Bahçeli ile görüştü, çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu” diyen Eryılmaz, “Şöyle döndük birbirimize baktık, bu nereden çıktı? Sen yazdın mı, yok. Sen yazdın mı, yok. O grubun içinde bir kişi dahi o ismi yazmamış. Sen genel başkansın, milletvekillerinle alay mı ediyorsun? Bizi toplayıp isim yazın diyeceksin, kimse o ismi yazmayacak ve sen gidip başkalarının sana dayattığı ismi getirip bizim önümüze koyacaksın. Bu meselede ciddi tartışmalar ve kırılmalar yaşadık” dedi.

ESAD VE FETÖ İDDİASI

ABD’ye seçim gözlemcisi olarak gittiğini belirten Eryılmaz, New York’taki bir otelde, “İki uzun boylu, badem bıyıklı, kravatsız, takım elbiseli kişinin” kendilerini akşam yemeğine davet ettiğini belirten Eryılmaz, yaşanıldığını iddia ettiği olayı şu ifadelerle anlattı:

“Onlar gittikten sonra arkadaşlara döndüm, kim bunlar dedim. Bunlar FETÖ’nün, Fethullah’ın adamlarına benziyor dedim. Ben bunlarla yemeğe katılmam dedim. Niye böyle diyorsun, otele kadar geldiler yemeğe davet ettiler diyenler oldu. Ben bunlarla aynı masada oturmam arkadaş dedim. Giden gitti. Ben kaldım.

Zaman geçti bizim adaylık süreci geldi. Beni aday göstermediler. Aradan geçen yıllardan sonra emniyetten bir tanıdık ‘Artık geçti gitti ama sana bir şey söyleyeyim, sen partide iki tane çarpı yemişsin’ dedi.

Neymiş dedim. ‘Bir, Suriye’ye gidip Esad’la görüşmen. İki, Amerika’ya gittiğinde o Fethullahçılar seni yemeğe davet etmiş, sen onlarla yemeğe gitmemişsin, tavır almışsın’ dedi”

‘LÜTFÜ SAVAŞ’IN YANLIŞLARINA KARŞI ÇIKTIK’

Hani bazen diyorlar ya niye zamanında konuşmadınız? Zamanında itiraz ettik, istifa ettik, alanlara indik” diye devam eden Eryılmaz, “Beni kendi partim linç etmeye çalıştı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun uygulamalarına, yanlışlarına itiraz edip istifa edince bizi partiye hain ilan ettiler. Lütfü Savaş’ın yanlışlarına karşı çıktık, kavgacı dediler. İşte o günlerden sonra geldiğimiz hal bu. Yazık oldu” dedi.

Yazıyı paylaşmayı unutmayın

Yorumlar

Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Haber Merkezi'in Yazıları

Benzer Haberler