Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’nde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
“Bu sene 41. yaşını kutlayan DEİK’e 41 kere Maşallah diyorum. Bu vesileyle kuruluşundan itibaren DEİK yönetiminde, iş konseylerinde, faaliyetlerinde görev almış; bu ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş DEİK mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Merhum Özal’ın vizyonuyla 41 sene önce başlayan bu yolculuk boyunca DEİK üyelerinden ebedi aleme göçenleri rahmetle anıyor; hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler diliyorum.” Malumunuz, ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK; 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor.
PERGEL METEAFORU
Bizim dış politika felsefemizin temelinde Hazreti Mevlana’nın pergel metaforu vardır. Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara’ya sıkışıp kalmadığımız gibi dış politikada korkular, düşmanlıklar, önyargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk.
2025’TE 22 ÜLKEYE ZİYARET
Sadece 2025 yılında şahsen 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdim. 26 zirveye iştirak ettim. Ülkemizde 136 misafiri ağırladık. 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirirken 134 kabul yaptık. Bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmemiz dahil değil. Bunları söylemiyorum.
İHRACAT RAKAMLARI
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55’ten yüzde 1,07’ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89’dan yüzde 1,31’e çıktı.
Bir diğer başarımız; orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payının artmasıdır. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40’tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır.
Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti, Allah’a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından, aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik.
Öte yandan, Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama yaşandı. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı yükseldi. Daha da önemlisi orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44’e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir halen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz.
İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle birlikte enflasyon tarafında da inşallah umut ettiğimiz oranları yakalamayı temenni ediyoruz.
‘KELEBEK ÖMÜRLÜ HÜKÜMETLER MESELESİ’
Türkiye siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkanlardan faydalanırken, bakıyorsunuz dünyanın birçok ülkesinde temel sorun; görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesidir. Bizim 70’lerde, 90’larda çok sık yaşadığımız ve 2002 ile beraber çözüme kavuşturduğumuz bu problemle bugün Batılılar yüzleşmektedir.
Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken, biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz.
Türkiye; terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır.
‘EXİMBANK’IN SERMAYESİNİ 100 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK’
Türkiye için üreteni, milletimize istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçılarımızı yalnız bırakmadık. Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son bir yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz.
Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz. İmalat sanayiinde elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa’nın en avantajlı ülkeleri arasındayız. Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için yatırım taahhütlü avans kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleriyle güçlendiriyoruz.
‘TALİMATLARI VERDİK’
Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız.
Ayrıntılar geliyor…



Vahap Seçer’den CHP Mesajı: Mersin Siyasetinde Dengeler Yeniden mi Kuruluyor?
Kılıçdaroğlu Mersin’de: Yörük Buluşmasından Siyasete Dikkat Çeken Mesajlar
Terörsüz Türkiye Yasası Meclis Yolunda
Mersin Siyasetinde Yeni Bir Fay Hattı: YENİ Parti’de Son Durum
Mersin CHP’de Sessiz Satranç: Örgüt mü, Belediye Mi?
Chp’den Butlana karşı “özgür Okul” Hamlesi
Mersin
Mersin
Mersin
Yorumlar
Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.