Ekonomi

Altında büyük fırtına öncesi son sessizlik

Altın fiyatlarında görülen geri çekilme, piyasalarda “boğa piyasası sona mı eriyor?” sorusunu gündeme taşıdı. SPI Asset Management Yönetici Ortağı Stephen Innes, altındaki sert düşüşün kalıcı olmadığını ve Hürmüz Boğazı krizi kaynaklı geçici bir likidite sıkışıklığından doğduğunu belirtti.

Haber Merkezi Haber Merkezi Yazar
5 dk 24
Bu yazıyı paylaş
⏱️ Yaklaşık 5 dk okuma

SPI Asset Management Yönetici Ortağı Stephen Innes, son dönemde altın fiyatlarında gözlenen sert düşüş dalgasının kalıcı bir trend değişikliği olmadığını, tamamen geçici bir likidite baskısından kaynaklandığını savundu. Innes’e göre, yatırımcıların güvenini kaybetmesinden ziyade küresel finans sisteminde yaşanan sıkışıklık fiyatları aşağı çekti. Merkez bankalarının ilerleyen dönemde yeniden gevşek para politikalarına yönelmesiyle birlikte, altın piyasasında yeni ve çok daha güçlü bir yükseliş döneminin kapıları aralanabilir.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ VE ZORUNLU REZERV SATIŞLARI

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji şokunun ardından fırlayan petrol fiyatları, küresel finans dengelerini altüst etti. Innes, enerji ithalatçısı ülkelerin acil dolar likiditesine ulaşabilmek adına rezervlerini kullanmak zorunda kaldığını belirtti. Bu süreçte bazı ülkelerin ellerindeki altınları nakde çevirmesinin ideolojik bir tercih değil, tamamen “zorunlu bir satış” olduğunun altını çizen uzman, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin yalnızca enerji koridorlarını değil, küresel likidite akışını da doğrudan vurduğunu ifade etti.

KRİZİN ÜÇ AŞAMASI VE ALTININ TARİHSEL REFLEKSİ

Petrol fiyatlarındaki keskin yükselişin enflasyon beklentilerini tetiklediğini ve tahvil faizlerinin artmasıyla altının ilk etapta baskı altında kaldığını belirten Innes, krizlerin tarihsel olarak üç aşamalı ilerlediğini hatırlattı. Bu döngünün ilk aşaması enflasyon paniği, ikinci aşaması ekonomik büyümede meydana gelen hasar, üçüncü ve son aşaması ise merkez bankalarının pes ederek yeniden gevşek para politikasına dönmesi oluyor. Tarihsel veriler, altının en güçlü performansını her zaman bu üçüncü aşamada, yani faiz indirimlerinin yeniden başladığı dönemlerde sergilediğini gösteriyor.

EKONOMİK HASAR KALICI: FAİZ İNDİRİMLERİ KAÇINILMAZ OLACAK

Enerji fiyatları sakinleşse bile küresel ekonomide açılan yaraların etkileri uzun süre hissedilecek. Tüketicilerin harcama gücünün zayıflayacağını, üretim maliyetlerinin yüksek kalacağını ve likidite koşullarının sıkılaşacağını öngören Innes, tahvil piyasalarının ilerleyen dönemde daha düşük büyüme ve faiz indirimi beklentilerini fiyatlamaya başlayacağını söyledi. Bu senaryo, faiz getirisi olmayan altını orta ve uzun vadede yeniden en cazip yatırım aracı haline getirecektir.

ÇİN’İN STRATEJİSİ VE PARÇALANAN DÜNYADA TARAFSIZ REZERV

Stephen Innes, özellikle Çin’in uzun yıllardır kararlılıkla sürdürdüğü altın biriktirme stratejisinin bugün çok daha anlamlı hale geldiğini vurguladı. Çin’in yalnızca enflasyondan korunmak için değil, küresel yaptırım risklerine ve dolar rezerv sistemindeki yapısal kırılganlıklara karşı da altın stokladığını belirten analist, altının parçalanan yeni küresel ekonomik düzende en güvenli “tarafsız rezerv” özelliği taşıdığına dikkat çekti.

YAPAY ZEKA EKONOMİSİ VE FİZİKSEL YATIRIMLARIN İHMALİ

Analizin en dikkat çekici başlıklarından birini ise yapay zeka ve emtia piyasaları arasındaki dengesizlik oluşturdu. Dünyanın son yıllarda tamamen teknoloji ve yapay zeka yatırımlarına odaklanırken madenler, enerji altyapıları, rafineriler ve emtia tedarik zincirleri gibi fiziksel ekonomi yatırımlarını geri planda bıraktığını söyleyen Innes, yapay zeka devriminin enerji, bakır, uranyum ve sanayi metalleri üzerindeki tüketim baskısını daha da artırdığını ifade etti.

ASIL PROBLEM FİZİKSEL KAYNAK YETERSİZLİĞİ

Petrol ve metal fiyatlarındaki yükselişin sorunun kendisi değil, yalnızca bir sonucu olduğunu belirten uzman isim, asıl problemin yıllardır süren düşük yatırım politikaları olduğunu dile getirdi. Küresel ekonominin enerji güvenliği, savunma sanayisi yatırımları ve yeniden sanayileşme hamleleri nedeniyle devasa bir fiziksel kaynak talebiyle karşı karşıya kaldığını ve arzın bu talebi karşılamakta zorlandığını belirtti.

YENİ DÖNEMİN PARASAL SİGORTASI: BOĞA PİYASASI BİTMEDİ

Altının artık yalnızca klasik bir kriz dönemi limanı olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Stephen Innes, değerli metalin giderek daha parçalı, borçlu ve kırılgan hale gelen küresel finansal sistemde bir “parasal sigorta” işlevi gördüğünü ve merkez bankalarının da bu riskin farkında olduğunu söyledi. Yaşanan son sert fiyat düzeltmesinin uzun vadeli boğa piyasasının sonu değil, tam tersine piyasanın spekülatif unsurlardan temizlenme süreci olduğunu belirten Innes, kısa vadeli oyuncuların çıkışıyla birlikte altının çok daha sağlam temeller üzerinde yeniden yükselişe geçeceğini öngördü.

Yazıyı paylaşmayı unutmayın

Yorumlar

Bu yazıya ilk yorumu siz yapın.

Yorum Yap

Yorumunuz editör onayından sonra yayınlanır.

Haber Merkezi'in Yazıları

Benzer Haberler