Doğadaki Ekolojik Dengeyi Koruyabilmek
Lerzan Özgenç
DOĞADA EKOLOJİK DENGEYİ KORUYABİLMEK
Ekoloji, eski bir bilim dalı olmasına karşın uzun yıllar biyolojinin bir alt bilim dalı olarak kalmıştır.
Ekoloji biliminin kurucusu, 1866 yılında bu terimi ilk kez literatüre kazandıran Alman biyolog ve doğa bilimci Ernst Haeckel'dir. Haeckel, ekolojiyi "canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan tüm ilişkilerini inceleyen bilim dalı" olarak tanımlamıştır.
Ekolojik yaşam, israftan kaçınarak doğayla ve canlılarla saygı içerisinde yaşamayı hedefler.
İnsanın doğanın bir parçası olduğunu kabul ederek, doğal dengeye zarar vermeyen ve kaynakları bilinçli tüketen sürdürülebilir bir yaşam tarzıdır. Bu felsefe; atıkları azaltmayı, yenilenebilir enerji kullanmayı, yerel ve organik beslenmeyi, kısacası doğayla uyum içinde, israf etmeden yaşamayı hedefler.
Doğrudan bir canlı veya cansız varlık olmasa da, doğadaki mükemmel dengenin, madde ve enerji döngülerinin (su, karbon, azot döngüsü) anlaşılmasını ve bu dengenin korunmasını sağlayarak yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesine etki eder.
Doğanın sürdürülebilirliği, ekosistem dengesini oluşturan altı temel yasaya dayanır:
Doğanın Bütünlüğü: Ekosistemdeki tüm canlı ve cansız unsurlar birbirine ağ gibi bağlıdır. Bir bileşendeki değişim tüm sistemi etkiler.
Doğanın Sınırlılığı: Kaynaklar (su, alan, besin) sonsuz değildir. Ekosistemlerin taşıma kapasitesi mevcuttur.
Özdenetim (Homeostazi): Doğal sistemler, kendi dengelerini kurma ve koruma yeteneğine sahiptir.
Yok Olmama İlkesi: Maddeler doğada form değiştirir ancak hiçbir madde tamamen kaybolmaz; döngülerle yeniden sisteme kazandırılır.
Bedelsiz Yarar Olmama: Doğada hiçbir döngü veya üretim karşılıksız değildir; enerji ve madde dönüşümü için mutlaka bir bedel (enerji harcanması) ödenir.
Doğa En İyi Çözümü Bulur: Milyonlarca yıllık evrimsel süreçte doğa, karşılaştığı sorunlar için en dayanıklı ve ekonomik çözümleri üretmiştir.
Ekolojik sistemlerin ve ekoloji biliminin doğa üzerindeki başlıca etkileri ve katkıları şunlardır: Sürdürülebilirlik ve Denge: Ekoloji, doğal kaynakların (hava, su, toprak) akıllıca kullanılmasını sağlayarak ekosistemlerin kendi kendini yenileme kapasitesini (homeostazi) korur ve türlerin tükenmesini önler.
Madde ve Enerji Akışı: Güneş enerjisinin ekosistemde nasıl kullanılacağını, bitkilerin besin üretimini ve bu enerjinin besin zinciri yoluyla diğer canlılara aktarımını optimize eder.
Biyolojik Mücadele: Tarımda kimyasal ilaç kullanımını azaltarak, zararlıların doğal düşmanları sayesinde kontrol altında tutulmasına ve toprağın zehirlenmesinin önüne geçilmesine yardımcı olur.
Kirlilik ve İklim Düzenlemesi: Küresel ısınma, sera etkisi ve zararlı atıkların doğaya verdiği tahribatları analiz ederek temiz bir çevrenin oluşturulması için atılması gereken adımları belirler.
Biyoçeşitlilik: Ormanların, sulak alanların ve koruma altındaki bölgelerin tespit edilmesini sağlayarak yeryüzündeki genetik çeşitliliğin korunmasında aktif rol oynar.
Ekoloji kaça ayrılır diye araştırdığımızda:
Çayır- Mera ekolojisi, Bitki ekolojisi, Böcek ekolojisi, Göl ekolojisi, Deniz ekolojisi, İnsan ekolojisi gibi birçok dalları kapsamaktadır. Ancak doğada organizmalar çevreleri ile birlikte ise tek bir bireyin, organizma birliklerinin ve populasyonların çevre faktörleri ile ilişkileri söz konusu olabilir.
Ekolojik dengenin bozulması, biyoçeşitliliğin azalmasına, habitat kaybına ve çevresel felaketlere yol açabilir.
Ekolojik bir dengenin amacı, mümkün olduğu kadar çok türün neslinin tükenmesini önlerken korumaktır. İnsanların, daha fazla geri dönüşüm yaparak, daha az su ve elektrik kullanarak ve vahşi yaşam habitatlarına zarar veren kirliliği azaltarak içinde yaşadıkları doğal dünyaya özen göstermeleri gerekir.
Ekosistemler, yeni iklim koşullarına uyum sağlamak zorunda kalır, bu da türlerin göç etmesine veya yok olmasına yol açabilir. Kirlilik: Hava, su ve toprak kirliliği, ekosistemdeki dengeyi bozar. Kimyasal maddeler, zehirli atıklar ve endüstriyel emisyonlar, bitki örtüsünü ve hayvanları doğrudan etkileyebilir.
Doğa korumasında insan, hayvan ve bitkilerin yaşam esaslarının ve varlıklarının dengeli bir yapı içinde güvence altına almak zorundadır. Doğal çevrenin ve öğelerinin geniş kapsamlı olarak korunmasına destek sağlamalıyız.


