← Mersin Dergisi
Ebru Cömert

Kendi Gerçeğine Dönmek

Ebru Cömert
📅 20 Temmuz 2026 198
PaylaşWhatsAppFacebookXTelegram

KENDİ GERÇEĞİNE DÖNMEK

İnsan bazen kendi gerçek amacından uzaklaştığını, başkasının hayatında fazla uzun süre kaldığında fark eder. Bir başkasının duygularını anlamaya çalışırken kendi gerçeğini susturur; başkasının karmaşasına eşlik ederken kendi alanını kaybetmeye başlar. Oysa insanın kendisine sorması gereken en temel soru şudur: “Ben gerçekten ne istiyorum?”
Konfor alanından çıkmak her zaman büyük bir savaş vermek değildir. Bazen yalnızca kendine dürüst olmaktır. Duygularını, niyetini, çıkarını ve korkusunu görebilmektir. Somut dünyada mantıkla, soyut dünyada sezgiyle yürüyebilmek; farkındalığı yalnızca başkalarını analiz etmek için değil, kendimize bakmak için de kullanabilmektir. Çünkü görmezden gelinen her gerçek duygu, bir gün mutlaka kendini gösterir. Kimi insanı farkındalığa, kimi insanı ise kendi içindeki kaosa götürür.
Kolektif bilinç, herkesin aynı düşünmesi değildir. Farklı insanların birbirlerinin alanına zarar vermeden, güven ve sevgi diliyle iletişim kurabilmesidir. Gerçek güven, özsaygı ve özkimlik de burada başlar. İnsan, kendi iç hesaplaşmasını başka bir insanın iyi niyeti, sevgisi ya da rehberliği üzerinden yapmamalıdır. Başkasının alanını kullanarak kendi gerçeğine ulaşamazsın. Önce insan kendi içine bakmalı; çünkü bazen başkasına yönelttiği soru, aslında kendisine sormaya cesaret edemediği sorudur.
Benim yolum insanları yargılamak değil; güzeli görünür kılmak, çirkin olanı iyileştirmeye çalışmak ve insanın kendi gerçeğine dönmesine alan açmaktır. Sevginin, farkındalığın ve yaratıcılığın insanı hem maddi hem manevi olarak büyütebileceğine inanıyorum. Osho’nun söylediği gibi, “Sevgi simyadır.” Fakat simya, insan kendisinden kaçtığında değil; kendisiyle dürüstçe karşılaştığında başlar.
Ve belki de hayatın en ilginç gerçeği şudur: İnsan, zamanının ve enerjisinin gerçekten nereye aktığını söylediği sözlerden çok daha net gösterir. Kimi şeylere saatler ayırırken, gerçekten değer verdiğini söylediği şeylere bir dakika bile ayırmıyorsa, mesele çoğu zaman zaman değildir. Önceliktir.
Madem zaman hepimiz için kıymetli; onu yalnızca harcamayalım, neye verdiğimizi de bilelim. Çünkü insanın gerçek niyeti, söylediklerinden çok, zamanını nereye ayırdığı yerde görünür.
Ve hayat, herkese aynı zamanı verir; ama herkes, zamanını aynı dürüstlükle kullanmaz.