Sonsuz Aşkımız

.
SONSUZ AŞKIMIZ
Bugünkü yazım bir yas yazısı değil, bir aşk yazısı. Atatürk’e duyulan şey tam da bu: bitmeyen bir aşk.
Bizlerden ayrılışının son günlerini anılardan hatırlatarak anmak istedim.
Atatürk’ün son sözü hâlâ tartışılır. Hasan Rıza Soyak’ın notlarına göre, 8 Kasım’da komaya girmeden önce doktoruna bakıp son kez “Aleykümselam” dediğidir. Sanki gideceği yere selam vermiştir.
Başka hatıralarda ise son sözü “Saat kaç?” olarak geçer. Çünkü canımız atam ölürken bile zamanı merak etmiş. Vatanı için daha ne kadar vakti kaldığını sanki bilmek istemiş.
Kimse bilmez ama Atatürk, Ankaralıların karşısınada son kez 19 Mayıs 1938’de çıkmıştır. Hasta olduğunu tüm dünya konuşuyorken. O, hasta yatağından kalkıp stadyuma giderek, gençlerin arasına karışmıştı. O gün Ankara Stadyumu’nun adı 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirildi. Atamız, aslında o gün kendi bayramında milletine veda etmiştir.
Birkaç ay sonra Savarona Yatı’nda, etrafı buz kalıplarıyla çevrili yatağında yatarken, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya söylediği sözüde tarihe geçmiştir:
“Cumhuriyeti koruyun.”
Bu onun siyasi vasiyetiydi.
Kasım’ın ilk günlerinde Dolmabahçe Sarayı’nın demir kapısının önünde her gün yüzlerce insan bekliyordu. Genç, yaşlı, kadın, erkek… Kimse evine gitmiyordu. Tek soruları vardı: “Atatürk nasıl?” Haber alamadan evlerine dönemiyorlardı. Çünkü o sadece bir Cumhurbaşkanı değildi. Yetim kalmaktan korkan bir milletin babasıydı.
Ve o, Nutuk’un 10. Yıl taslağının sonuna kendi el yazısıyla bir cümle eklemiş, sonra üzerini çizmiş:
“Ebedi vatanın kurtuluşunu, Cumhuriyet’in ilanını gören bu saniyede, kalbim huşu ile dolu olarak vatandaşlarıma tek bir dileğim olduğunu söylemek isterim: “Beni hatırlayınız.”
Tek büyük dünya liderimiz, para, pul, şan istemedi. Sadece hatırlanmak istedi. Ve biz 88 yıldır her 10 Kasım saat 09.05’te onu hatırlıyoruz. Demek ki vasiyetini yerine getirdik.
Atatürk’ün naaşı 15 yıl boyunca Etnografya Müzesi’nde bekledi. 10 Kasım 1953’te, vefatından tam 15 yıl sonra Anıtkabir’e taşındı. Millet 15 yıl onu geçici bir kabirde bile yalnız bırakmadı.
İşte bu yüzden aşkımız sonsuz. Çünkü O, toprağa değil, kalbimize gömüldü.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, her yıl 10 Kasım günü saat 09.05’te tüm yurtta ve dış temsilciliklerde saygı, minnet ve özlemle anılmaktadır.
Fikirleri sonsuza kadarda yaşatılacak.
Atatürkümüz aramızdan sadece bedenen ayrılmış olup kalplerimizde sonsuza kadar yaşatmaya devam ettireceğiz.
10-16 Kasım tarihleri arasındaki haftada, Atatürk’ün yurt genelinde anıldığı, ilkelerinin ve devrimlerinin anlatıldığı Atatürk Haftası olarak kabul edilmiştir.
Atamızın en önemli sözünüde unutmadan kalbimizde yaşatacağımıza söz veriyoruz.
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”










