İlker Taşyürek Kimdir? Eğitim, Sivil Toplum ve Yayıncılıkla Geçen Bir Yaşam

İlker Taşyürek: Eğitimden Sivil Topluma, Yayıncılıktan Girişimciliğe Uzanan Bir Yaşam
Fizik öğretmeni, okul kurucusu, sivil toplum yöneticisi, yayıncı ve girişimci İlker Taşyürek’in yaşamında eğitim, Cumhuriyet değerleri ve toplumsal sorumluluk düşüncesi birlikte yer alır. Devlet okullarında geçen öğretmenlik yıllarını özel öğretim kuruculuğuyla sürdüren Taşyürek; Atatürkçü Düşünce Derneği’ndeki görevleri, sendikal çalışmaları, radyo ve televizyon yayıncılığıyla Mersin’in toplumsal yaşamına farklı alanlarda katılmıştır.
İlker Taşyürek’in yaşam öyküsünü anlamak için öğretmenliğine yakından bakmak gerekir. Çünkü eğitim, onun diğer çalışmalarını da etkileyen temel uğraşıdır. Bir öğrencinin anlamakta zorlandığı konuyu açıklamaya çalışırken edindiği deneyim; kurum yönetiminde insanları dinleme, yayıncılıkta soru sorma ve sivil toplumda düşüncelerini paylaşma biçimine de yansır.
Mersin ve özellikle Mezitli, bu çalışmaların buluştuğu yerdir. Eğitim girişimleri, dernek ve sendika görevleri, yerel siyasete katılım ve medya çalışmaları, yaşadığı kentle kurduğu ilişkinin farklı parçalarını oluşturur.
Fizik öğretmenliğinden gelen birikim
Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Taşyürek, meslek yaşamının uzun bir bölümünü Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde fizik öğretmeni olarak geçirdi. Kamu görevinden emekli olduktan sonra da eğitim alanındaki çalışmalarını sürdürdü.
Fizik öğretmenliği, doğayı ve olaylar arasındaki ilişkileri açıklamayı gerektirir. Öğrencinin bir formülü kullanabilmesi kadar, o formülün anlattığı ilişkiyi kavraması da önemlidir. Taşyürek’in eğitim üzerine değerlendirmelerinde bu ayrım belirgin biçimde görülür. Öğrenmeyi değerlendirirken öğrencinin bir sonuca nasıl ulaştığına, nedenini açıklayıp açıklayamadığına ve bilgisini başka bir durumda kullanabilmesine bakar.
Uzun yıllar sınıfta çalışmak, ona farklı öğrenme hızlarını, ailelerin beklentilerini ve öğretmenlerin günlük güçlüklerini tanıma imkânı verdi. Eğitim meselelerine yaklaşırken öğretmenin hangi koşullarda çalıştığını, öğrenciye ne kadar zaman ayırabildiğini ve çocuğun gerçekten öğrenip öğrenmediğini sorgulaması, bu deneyimle ilişkilidir.
Öğretmenlikten okul kuruculuğuna
Taşyürek’in eğitim yaşamında öğretmenliğin yanında dershane ve okul kuruculuğu deneyimleri de bulunur. Mersin’de Egebil Koleji kampüsü kuruculuğu ve ardından Vatan Akademi Koleji adıyla sürdürdüğü eğitim çalışmaları, bu yolculuğun başlıca kurumsal adımları arasındadır. Vatan Akademi Koleji’nin kurumsal sayfasında da kurucu ve eğitimci olarak yer alır.
Okul kuruculuğu; öğretmen seçimi, eğitim planlaması, öğrenci takibi, veli iletişimi ve kurumun günlük işleyişi gibi alanlarda sorumluluk üstlenmesini sağladı. Böylece sınıf içinde edindiği deneyimi, bir eğitim kurumunun bütününü ilgilendiren kararlarla birlikte değerlendirdi.
Bir okulun devamlılığı; çalışanların emeğini, ailelere verilen sözleri ve çocukların ihtiyaçlarını aynı anda gözetmeyi gerektirir. Taşyürek’in kurum yönetimine ilişkin yaklaşımında açık iletişim, güven ve gerçekçi planlama öne çıkar. Öğretmenin mesleki sorumluluğunu yerine getirebildiği, ailenin sorularına cevap bulabildiği ve öğrencinin gelişiminin izlenebildiği bir okul ortamını önemser.
Eğitime bakışı: Çocuğu tanımak ve öğrenmesini sağlamak
Taşyürek’in benimsediği butik okul yaklaşımının temelinde çocuğu yakından tanımak bulunur. Çocuğun ilgi alanlarını, güçlü yönlerini, çekingenliklerini ve desteğe ihtiyaç duyduğu noktaları görebilen bir eğitim ortamını savunur.
Sınıf mevcudunun sınırlı olması, bu hedef için bir imkândır. Ancak eğitim söyleşisinde de vurguladığı üzere, küçük sınıf tek başına yeterli değildir. Öğretmenin kazandığı zamanı öğrenciyi izlemek, farklı açıklamalar geliştirmek ve öğrenme ihtiyaçlarına karşılık vermek için kullanması gerekir.
Yabancı dil, sanat, spor ve oyun, onun eğitim anlayışında çocuğun gelişimini destekleyen alanlardır. Akademik öğrenmenin yanında kendini ifade edebilme, arkadaşlarıyla iş birliği yapabilme, sorumluluk alma ve günlük yaşamda bağımsızlaşma becerilerine de değer verir.
Bu bakış, okul başarısını değerlendirirken daha geniş sorular sormayı gerektirir: Çocuk öğrendiğini kullanabiliyor mu? Bir güçlük karşısında çözüm arıyor mu? Yanlış yaptığında yeniden deneyebiliyor mu? Kendi düşüncesini gerekçeleriyle anlatabiliyor mu?
Taşyürek, öğretmenin öğrencisiyle kurduğu ilişkinin de eğitim kadar önemli olduğunu düşünür. Çocuğu dinleyen, yanlışını anlamaya çalışan, kişiliğini incitmeden sınır koyabilen ve adil davranan bir öğretmen yaklaşımını önemser.
Öğretmen emeği, sendikal çalışmalar ve eğitim hakkı
Taşyürek’in eğitim yaklaşımında öğretmenin mesleki saygınlığı önemli yer tutar. Nitelikli eğitim beklentisinin; açık görev tanımları, adil değerlendirme, mesleki gelişim imkânı ve emeğe saygıyla desteklenmesi gerektiğini savunur.
Eğitim-İş Sendikası Mersin il yöneticiliği de üstlendiği görevler arasındadır. Sendikal çalışmalar, öğretmenliği çalışma koşulları, mesleki haklar ve örgütlü dayanışma açısından ele aldığı bir alan olmuştur.
Özel okul kuruculuğuyla birlikte güçlü kamusal eğitimi de savunur. Eğitim söyleşisinde, her çocuğun iyi bir eğitim alma hakkını vurgular. Bir ülkenin eğitim başarısının, en az imkâna sahip öğrenciye sunduğu olanaklarla da değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Ailenin ekonomik koşullarının çocuğun geleceğini sınırlamaması, bu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
Atatürkçü Düşünce Derneği’nde üstlendiği görevler
Taşyürek’in sivil toplum yaşamında Atatürkçü Düşünce Derneği belirleyici bir yere sahiptir. Dernekte Mersin İl Başkanlığı, iki dönem Genel Başkan Danışmanlığı, Genel Merkez Merkez Yönetim Kurulu üyeliği, Genel Sekreter Yardımcılığı ve Akdeniz Bölge Sorumluluğu görevlerinde bulundu.
Bu görevler, yerel örgütlenmeden genel merkez çalışmalarına uzanan bir deneyim kazandırdı. Toplantı ve etkinliklerin hazırlanması, farklı kuruluşlarla ilişki kurulması, gönüllülerin ortak amaçlar çevresinde buluşturulması ve Cumhuriyet değerlerinin kamuoyuna anlatılması, çalışmalarının başlıca alanları arasında yer aldı.
Taşyürek, Mersin’deki dernek çalışmalarını anlattığı anı yazısında, ADD’yi düzenli kültür ve düşünce etkinliklerinin yapıldığı bir buluşma ortamına dönüştürme çabalarına yer verir. Edebiyat söyleşileri, müzik çalışmaları, konferanslar ve anmalarla farklı kesimlere ulaşmayı amaçladıklarını belirtir.
Aynı anlatıda, başkanlığını üstlendiği Ulusal Birlik Hareketi çatısı altında dernekleri, sendikaları ve çeşitli kuruluşları ortak değerler çevresinde buluşturma çalışmalarını aktarır. Bu birlikteliğin temelini, kuruluşların kendi kimliklerini koruyarak Cumhuriyet, bağımsızlık ve laiklik gibi konularda birlikte hareket edebilmesi oluşturur.
Cumhuriyet Meydanı’nda Haluk Levent’in katılımıyla gerçekleştirilen Lozan Şenliği’ni de bu dönemin önemli deneyimlerinden biri olarak anlatır. Etkinliğin hazırlanmasında dernek yönetiminin, gönüllülerin, platform katılımcılarının ve belediyelerin ortak emeğini vurgular. Kendi değerlendirmesinde bu buluşmanın değeri, Cumhuriyet’in tarihsel birikimini kültür ve sanat aracılığıyla gençlerle paylaşabilmesidir.
Atatürkçülük anlayışı
Taşyürek’in Atatürkçülük anlayışında akıl, bilim, laiklik, tam bağımsızlık ve eşit yurttaşlık öne çıkar. Bu değerlerin eğitimde, çalışma yaşamında ve kamusal kararlarda karşılık bulması gerektiğini savunur.
Cumhuriyet Bayramı mesajında çocukların geleceğe güvenle bakabilmesini, kadınların özgürce yaşayabilmesini ve yurttaşların düşüncelerini ifade edebilmesini Cumhuriyet’in günlük yaşamdaki karşılıkları olarak ele alır. Atatürkçülükle emeğe saygı, adalet ve toplumsal sorumluluk arasında doğrudan ilişki kurar.
Eğitim alanında bu yaklaşım; soru sorabilen, kanıt arayan, düşüncesini geliştiren ve başkalarının haklarına saygı duyan çocukların yetişmesini önemsemesinde görünür. Sivil toplumdaki karşılığı ise insanları ortak amaçlar için bir araya getirme ve gönüllü emeğini örgütleme çabasıdır.
Radyo Mega kuruculuğu ve radyo yayıncılığı
Taşyürek’in çalışma yaşamının bir başka alanı radyo yayıncılığıdır. Radyo Mega’nın kuruculuğunu üstlenmesi, medya alanındaki girişimlerinin önemli bir bölümünü oluşturur. BİA’nın yerel medya eğitimlerine ilişkin katılımcı kayıtlarında da adı Radyo Mega/Mersin bağlantısıyla yer alır.
Radyo kuruculuğu, yayıncılığın içerik kadar kurumsal sorumluluklarını da tanımasını sağladı. Bir yayın ortamının oluşturulması ve sürdürülmesi; ekip, iletişim, teknik işleyiş ve dinleyiciyle kurulan ilişkinin birlikte düşünülmesini gerektirir.
Radyo çalışmaları, eğitim ve toplumsal konulara ilişkin ilgisini daha geniş bir dinleyici çevresiyle buluşturduğu alanlardan biridir. Sivil toplum faaliyetlerini anlattığı yazılarında da radyo ve televizyon yayınları aracılığıyla kamuoyuna ulaşma çabasına yer verir.
“Yükselen Deniz” ile televizyon programcılığı
Taşyürek, NilRTV’de “Yükselen Deniz” adlı televizyon programını hazırlayıp sundu. Televizyon programcılığı; yayın hazırlama, konu belirleme, soru sorma ve izleyiciyle iletişim kurma deneyiminin bir başka boyutunu oluşturdu.
Özgeçmişinde yer verdiği konuşmacılık ve moderatörlük çalışmaları da bu iletişim birikimini tamamlar. Sınıfta öğrenciyle, toplantıda katılımcıyla, yayında izleyiciyle kurulan iletişim farklı biçimler taşısa da anlatılan konuyu anlaşılır kılma sorumluluğu hepsinde önemlidir.
Radyo ve televizyon çalışmaları, onun yaşamında düşüncelerini paylaşmanın ve toplumsal tartışmalara katılmanın araçları arasında yer aldı.
Mersin Dergisi’nde yazarlık ve editörlük
Taşyürek, Mersin Dergisi’ndeki yazarlık ve editörlük çalışmalarıyla eğitim, kent yaşamı, Cumhuriyet değerleri ve toplumsal gündeme ilişkin görüşlerini okurlarla paylaşır.
Kişisel anılarıyla sivil toplum deneyimlerini bir araya getiren yazılarının yanında siyasal değerlendirmeler de kaleme alır. Böylece geçmişte üstlendiği görevleri, o görevlerden çıkardığı derslerle birlikte anlatma imkânı bulur.
Yerel yayıncılık, onun Mersin’le kurduğu ilişkinin süreklilik taşıyan alanlarından biridir. Kentin sorunlarını ve insanlarını gündeme taşımak, eğitim üzerine tartışmaları paylaşmak ve toplumsal hafızaya katkıda bulunmak, bu uğraşın başlıca yönlerini oluşturur.
Farklı sektörlere uzanan girişimcilik
Taşyürek’in girişimcilik deneyimi turizm acentası işletmeciliği, restoran ve kafe işletmeciliği gibi hizmet alanlarına da uzanır. Bu faaliyetler; ekip yönetimi, planlama, bütçe, hizmet sunumu ve insan ilişkileri bakımından farklı sorumluluklar getirmiştir.
Bir eğitim kurumunu, yayın kuruluşunu veya hizmet işletmesini yürütmenin koşulları farklıdır. Taşyürek’in yaşamında bu deneyimler, kurum kurmanın ve sürdürmenin gerektirdiği günlük kararlarla karşılaşmasını sağlamıştır.
Girişimcilik yönü, meslek yaşamında edindiği bilgiyi yeni çalışma alanlarında değerlendirme isteğini gösterir. Kurumsal hedeflerle mevcut imkânlar arasındaki ilişkiyi gözetmek, bu deneyimlerin ortak sorumluluklarından biridir.
Siyasete bakışı ve Mezitli’de sorumluluk arayışı
Taşyürek, farklı yerel seçim dönemlerinde Cumhuriyet Halk Partisinden Mezitli Belediye Başkanlığı için aday adayı oldu. Bu girişimleri, yaşadığı kentin yönetiminde doğrudan sorumluluk alma isteğinin somut adımlarıdır.
Siyasal yazılarında hukukun üstünlüğü, üretim, emeğin karşılığı, eğitimde fırsat eşitliği ve Cumhuriyet’in güçlendirilmesi üzerinde durur. Partilerin ve siyasetçilerin değerlendirilmesinde ortaya koydukları programlara, çözüm önerilerine ve topluma sağlayacakları katkıya bakılması gerektiğini savunur.
Bu yaklaşımda Atatürk’ün düşünce mirası temel bir referanstır. Sorunların akıl ve bilimle ele alınması, kamu yararının gözetilmesi ve yurttaşların geleceğe güvenle bakabilmesi, siyasetten beklentilerini şekillendirir.
Mezitli’ye yönelik siyasal ilgisi; eğitim, sivil toplum ve yayıncılık çalışmalarının da yer aldığı daha geniş bir kent ilişkisi içinde gelişmiştir. Aynı kentte farklı sorumluluklar üstlenmesi, yerel yaşamı farklı yönleriyle tanıdığı bir deneyim alanı oluşturur.
İlker Taşyürek’in yaşamında öğretmenlik özel bir yerde durur. Devlet okulunda edindiği birikim okul kuruculuğuna, toplumsal ilgisi dernek ve sendika çalışmalarına, anlatma ve paylaşma isteği yayıncılığa uzanmıştır. Çocuğun öğrenmesini, öğretmenin emeğini ve toplumun geleceğini birlikte düşünme çabası, bu yaşamın farklı alanları arasında süreklilik sağlar.









