← Mersin Dergisi
Nuray Öngeç

Yalnızlığın Rengi Varmı?

Nuray Öngeç
📅 23 Ağustos 2026 18
PaylaşWhatsAppFacebookXTelegram

YALNIZLIĞİN RENGİ VAR MI?
“Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.” Özdemir Asaf
Bazı insanlar kalabalıklar içinde yalnız hisseder, bazılarıysa kendi içindeki sessizliği bile bir dost gibi taşır. Yalnızlık öyle bir şeydir ki… Ne tam bir düşmandır ne de tam bir dost. Sessizce gelir, köşeye oturur, seni süzer ve bir gün bakarsın ki, seninle konuşmaya başlamış bile.
Bir genç düşünelim; etrafında onlarca arkadaş… Ama geceleri yastığa başını koyduğunda gözleri tavanda ve bomboş bakıyor... Bir kadın düşünelim; hayatını başkaları için yaşamış, şimdi kendi sesini duyamıyor… Bir yaşlı düşünelim şimdi de; sabahları radyonun sesinde teselli arıyor, televizyonla sohbet ediyor, maziden saklayabildikleri anılarında dolaşıyor… Hepsi farklı yaşta, ama aynı duygularda, yoksun, eksik, kısır, sessiz ve belki de daha fazlası…
"İnsan kalabalıklar içinde bile yapayalnız olabilir. Çünkü gerçek yalnızlık, yürekte başlar." demiş Albert Einstein ve sanırım çoğumuzun zaman zaman hissettiklerini en öz şekilde açıklamış. Çünkü Yalnızlık; sadece bir başkasının yokluğu değil, insanın kendine bile yabancı hissetmesidir. Aynaya baktığında tanımadığın bir çift gözle karşılaşmasıdır. Ayrıca yanlış insanlar arasında olmak, hiç kimseyle olmamaktan daha çok yalnız hissettirebilir ve çok daha yıkıcı olabilir biz insanlar için...
Yalnızlığın elbette onlarca nedeni vardır ve herkes bir gün yalnız kalabilir. Bazen terk edilirsin. Bazen sen çekilirsin köşene. Kimi zaman kırıldığın bir söz olur neden, kimi zaman görmezden gelindiğin bir bakış. Yaşamda aldığın yanlış kararlar ve en acısı kaderin derinden yakan acı oyunları… Bütün bu durumlarda yalnızlığın bizi ne hale getireceği çok önemlidir sevgili okuyucularım…
Rainer Maria Rilke "Yalnızlık, insanın kendine en çok yaklaştığı yerdir." Diyerek yalnızlığın insanın kendini tanımasına, iç sesini duymasına neden olduğunu söylüyor. O zaman yalnızlıklar zor olsa da, içimizi sızlatsa da, biz bunu nasıl fırsata çevirebilirizi konuşabiliriz. Sevgili okurlarım sesinizi duyar gibi oluyorum. “Hep birlikte “üretmek” diyorsunuz. Elbette kendi yeteneklerimiz ölçüsünde üretmek en güzeli. Ayrıca kitaplarla dost olmak, duygu, düşünce ve yaşadıklarımızı yazmak, bir evcil haycan sahibi olmak, çiçekler yetiştirmek, doğayla baş başa kalmak v.s yalnızlığın zincirli sıkıcılığına ve girdaplı acısına merhem olabilir sanırım…
k
"İnsan bir gün bir kapı çalar diye yaşar." Cemal Süreya… Ve o kapı belki de senin birine uzattığın bir selamdır. Ya da kendine açtığın yeni bir hayattır. Yalnızlık; çok çok zor olsa da, bizi yutan, kahreden, hayata küstüren bir karanlık değil, kendimizi yeniden inşa edebileceğimiz fırsat olmalıdır. Ve bazen en büyük buluş, kendimizle karşılaşmamızdır. Ne dersiniz?