Avrupa’nın Plastik Atıkları Türkiye’ye Gelmeye Devam Ederken Mersin’den CİMER Çağrısı

Mersin Çevre Platformu, plastik ve mikroplastik kirliliğine karşı “Denizine Sahip Çık, CİMER’e Yaz” kampanyası başlattı. Platform; Mersin, Adana, Antalya ve Muğla başta olmak üzere kıyılarının geleceğinden kaygı duyan yurttaşları ilgili kurumlara başvurmaya çağırıyor. Çağrı, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye plastik atık ihracatına ilişkin tartışmaların yeniden gündeme geldiği bir dönemde yapıldı.
MERSİN – 23 Eylül 2026 — Avrupa Birliği’nin (AB) yayımladığı yeni değerlendirme, Türkiye’nin Avrupa kaynaklı plastik atıklar için başlıca varış noktası olduğunu ortaya koydu. Avrupa Komisyonu verilerine göre AB, 2025 yılında Türkiye’ye yaklaşık 510 bin ton plastik atık ihraç etti. Bu miktar, AB’nin birlik dışına gönderdiği plastik atıkların yüzde 36’sına karşılık geliyor. Rakam Türkiye geneline ait; Mersin’e gelen atık miktarını göstermiyor.
AB raporu ne söylüyor?
Diken’in aktardığı Politico haberi, AB’nin çevresel risklere ilişkin çekincelere rağmen Türkiye’ye plastik atık sevkiyatını sürdürmesini gündeme taşıdı. Avrupa Komisyonu’nun 18 Eylül’de yayımlanan değerlendirmesi de atıkların toplanması, işlenmesi ve geri dönüşümünden kalan malzemenin nasıl yönetildiğine ilişkin daha ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Komisyon, mevcut bulguların Türkiye’nin ithal atıkları çevreye uygun biçimde yönetemediği sonucunu kanıtlamadığını, ancak denetim ve veri açıklığı konusunda ciddi iyileştirme gerektirdiğini ifade ediyor.
Raporda aktarılan yaklaşık yüzde 10’luk geri dönüşüm oranı, bazı paydaşların Türkiye’de oluşan plastik atıklara ilişkin tahmini. Resmî ve kapsamlı bir plastik atık geri dönüşüm oranı olarak sunulmuyor.
Mersin kıyıları açısından kaygı ne?
Avrupa Komisyonu, Adana çevresinde geçmişte bildirilen uygunsuz atık yönetimi vakalarının su yolları ve Akdeniz’deki plastik kirliliğine katkıda bulunduğunu kaydediyor. Geri dönüşüm tesislerinden çıkan atık suların mikroplastik kirliliği kaynaklarından biri olabileceğine de dikkat çekiyor. Bu bulgular, Mersin kıyılarındaki bütün kirliliğin ithal atıklardan kaynaklandığı anlamına gelmiyor. Kaynakların ve yerel etkilerin belirlenmesi için düzenli ölçüm ve kamuya açık veriler gerekiyor.
Mersin Çevre Platformu da daha önce ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’ne çağrı yaparak Mersin kıyılarındaki plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin araştırma sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istemişti.
Kasım ayındaki AB yasağı Türkiye’yi kapsıyor mu?
AB’nin 21 Kasım 2026’da başlayacak plastik atık ihracatı yasağı, OECD üyesi olmayan ülkelere yönelik. Türkiye OECD üyesi olduğu için sevkiyatlar bu yasak kapsamında otomatik olarak durmayacak. Buna karşılık AB kuralları, OECD ülkelerine gönderilen atıkların izlenmesini ve çevreye uygun yönetilmediği belirlenirse ihracatın askıya alınmasını öngörüyor.
Platform yurttaşlara çağrı yaptı
Mersin Çevre Platformu, paylaştığı kampanya çağrısında denizlerin, kıyıların ve gelecek kuşakların yaşam hakkının korunmasını istedi. Platform, plastik ve mikroplastik kirliliğinden kaygı duyan yurttaşları hazırladığı başvuru metnini CİMER’e göndermeye davet etti.
Kampanyanın odağındaki soru Mersin için de somut: Kıyılardaki kirlilik hangi kaynaklardan geliyor, ithal plastik atıklar nasıl denetleniyor ve sonuçlar kamuoyuyla ne ölçüde paylaşılıyor? Platformun CİMER çağrısı, bu soruların ilgili kurumlarca yanıtlanması talebini büyütmeyi amaçlıyor.
Yurttaşlar başvurularını CİMER’in resmî sitesi veya e-Devlet üzerinden iletebiliyor.








