İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi
AraYazarlarİletişim
Köşe Yazıları

Benim Yolum Benim Hikayem

Paylaş
Haberi Dinle

Benim Hikâyem, Benim Yolum

“Benim hikâyem, benim yolum.” diyebilmek, aslında bilinçli seçimler yapabilmekle başlıyor.

Ne yazık ki çoğumuz, özellikle içinde yaşadığımız toplumda, uzun yıllar başkalarının doğrularıyla büyüyoruz. Ailemizin, çevremizin, toplumun beklentileri derken kendi sesimizi duymamız bazen otuzlu, kırklı, ellili yaşlarımızı buluyor. Kimi altmışında, yetmişinde fark ediyor; kimi ise ömrü boyunca bu farkındalıkla hiç tanışamıyor.

Oysa yaşam akıp gidiyor.

Asıl mesele, o yaşamın içinde “Bu benim hayatım.” diyebilmek. “Bu benim hikâyem.” diyebilmek.

Bunun için de yaşamımıza anlam katmamız, seçimlerimizin sorumluluğunu almamız gerekiyor.

Artık suçlamayı bırakmak…

Geçmişe takılı kalmamak…

Henüz yaşanmamış yarınların kaygısıyla bugünü tüketmemek…

Her günü bize verilmiş eşsiz bir armağan gibi yaşayabilmek…

Bir savaş muhabirinin şu sözü beni çok etkilemişti:

“Hayatta nasıl kaldın?”

Cevabı çok yalındı:

“O an ne yapılabiliyorsa onu yaptım.”

Bazen sadece bir anı…

Bazen bir saati…

Bazen de sadece bugünü yaşamak…

Sanırım hayat da bizden bunu istiyor. Önümüzdeki bütün yolu görmek zorunda değiliz. Sadece bugün atabileceğimiz en doğru adımı atmak yeterli.

Yaşam yolculuğumda artık bunu çok daha net görüyorum. Yaşadığım hayatın sorumluluğu yüzde yüz bana ait.

Kendi yaşamımıza sahip çıkabilmek için önce kendimize şu soruları sormalıyız:

Ben gerçekten nasıl bir hayat istiyorum?

Neyi seviyorum?

Neyi sevmiyorum?

Bu cevapları buluncaya kadar elbette birçok yanlış yola gireceğiz. Belki bugün şikâyet ettiğimiz hikâyeleri de yaşayacağız. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda görüyorum ki onların her biri beni bugünkü ben yapan öğretmenlermiş.

Demek ki bazen yolumuzdaki taşlar, bize engel olmak için değil; daha sağlam yürümeyi öğretmek için varmış.

Bu yüzden geçmişi suçlamak yerine ona teşekkür edebilmeyi seçiyorum.

Kendimize…

Yaşamımıza…

Bize emanet edilen bütün güzelliklere sahip çıkalım.

Çünkü bu hayat, başkasının değil.

Bu benim hikâyem.

Bu benim yolum.

Dilerim hepimiz, günün sonunda bu cümleyi gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

Sevgiyle ve umutla kalın.

Bu yazı sizde nasıl bir iz bıraktı?

Aysel Zeydan Güzey

Aysel, insanın en uzun yolculuğunun kendine doğru olduğunu hatırlatan bir yol arkadaşıdır. Beden, zihin ve ruh bütünlüğünü merkeze alan yazılarında; farkındalık, özdeğer, zihnin çalışma biçimi, yaşamın hakikatleri ve ilahi teslimiyet üzerine düşündürür. Amacı cevap vermek değil, okurun kendi cevaplarını bulmasına eşlik etmektir. Çünkü inanır ki gerçek dönüşüm, insanın kendi özüne döndüğü anda başlar. Her satır, yaşamı biraz daha bilinçle, biraz daha umutla ve biraz daha kendin olarak yaşayabilmen için yazılır.

Yazarın tüm yazıları →

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mersin DergisiUygulama gibi kullanmak için ana ekrana ekleyin.