İçeriğe geç
27 Ekim 2026, Salı
AraYazarlarİletişim
Dünya

Kanalizasyondan Gelen Tonlarca Atık Su, İçme Suyu Olarak Kullanılıyor

Paylaş
Haberi Dinle

ABD‘nin Kaliforniya eyaletindeki Orange County Su Bölgesi, kanalizasyondan gelen atık suyu üç aşamalı ileri arıtma teknolojisiyle saflaştırarak yeraltı akiferlerine yönlendiriyor.

Günlük 492 bin metreküp kapasiteli sistem, hem tatlı su rezervlerini güçlendiriyor hem de tuzlu deniz suyunun yeraltına sızmasını engelliyor.

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde faaliyet gösteren Orange County Su Bölgesi (OCWD), dünyanın en büyük dolaylı su geri kazanım tesislerinden birini işletiyor. K

analizasyon hatlarından toplanan ön arıtılmış atık su, ultra temiz suya dönüştürülüyor.

ÜÇ AŞAMADA “İÇİLEBİLİR” HALE GELİYOR

Sistemde atık suyu temizlemek için mikro filtrasyon, ters ozmoz ve ultraviyole ışık olmak üzere üç aşama bulunuyor. Kanalizasyondan gelen su önce mikro filtrelerden geçirilerek bakteri, virüs ve askıdaki katı maddelerden arındırılıyor.

Ardından ters ozmoz işlemiyle ilaç kalıntıları, hormonlar ve ağır metaller gibi moleküler düzeydeki kirleticiler uzaklaştırılıyor. Son aşamada ise ultraviyole ışık uygulanarak olası mikroorganizma kalıntıları tamamen yok ediliyor.

OCWD, saflaştırılmış suyun ancak bu üç aşamanın tamamını geçtikten sonra sisteme teslim edildiğini belirtiyor.

TUZLU SUYA KARŞI YER ALTINDA ‘GÖRÜNMEZ SET’

Arıtılan suyun bir bölümü enjeksiyon kuyuları aracılığıyla doğrudan yeraltı akiferlerine basılıyor. Bu yöntemle deniz kıyısında, tuzlu okyanusun suyunun iç kesimlerdeki tatlı su yataklarına sızmasını engelleyen hidrolik bir basınç bariyeri oluşturuluyor. Kalan su ise sızdırma havuzlarına aktarılarak kum ve çakıl katmanlarından doğal yollarla süzülüp derin rezervlere ulaşıyor.

Denize yakın kıyı bölgelerinde yeraltı tatlı su kaynakları aşırı kullanıldığında tuzlu deniz suyu bu boşluklara doğru ilerliyor ve su kalitesini geri dönülmez biçimde bozuyor. OCWD’nin sistemi fiziksel bir duvar yerine sürekli tatlı su takviyesiyle bu tehdidi bertaraf ediyor.

HER ŞEHİR İÇİN ‘HAZIR REÇETE’ DEĞİL

Sistem, Türkiye gibi kıyı şeridinde büyük nüfus barındıran ülkeler için ilham verici bir model oluştursa da doğrudan kopyalanması kolay değil. Tesislerin yüksek enerji tüketimi, sürekli kalite kontrolü gerektirmesi, ciddi altyapı yatırımı ve bölgeye özgü toprak ile jeoloji analizleri zorunluluğu, projenin hızlı ya da ucuz bir çözüm olmadığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar, bu tür geri kazanım teknolojilerinin nehirlerin ve mevcut su havzalarının korunması ihtiyacını ortadan kaldırmadığını, aksine tamamlayıcı bir strateji olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaliforniya’daki sistem arıtılmış suyu doğrudan musluk şebekesine vermek yerine yeraltında depolamayı tercih ederek halkın psikolojik direncini de aşmayı hedefliyor. Su, akiferlerden çekilip geleneksel içme suyu arıtma tesislerinden geçtikten sonra tüketiciye ulaşıyor.

Haber Merkezi

Yazarın tüm yazıları →

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mersin DergisiUygulama gibi kullanmak için ana ekrana ekleyin.