← Mersin Dergisi
Rahşan Özyürük

Elli Yaşın Kapısında

Rahşan Özyürük
📅 12 Haziran 2026 2

Elli Yaşın Kapısında
Bazı yaşlar vardır...
Takvim yapraklarında sıradan bir sayı gibi görünürler.
Ama bazı yaşlar vardır ki insanın ruhunda bir kapı açarlar.
İşte elli yaş benim için böyle bir kapı.
Bir sabah uyandım ve fark ettim ki yıllardır peşinden koştuğum şey zaman değilmiş. Kendimmişim...
Çocukluğumun o meraklı gözleriyle baktığım dünya artık başka görünüyor. Çünkü değişen dünya değil. Benim bakışım.
Gençliğimde hayatı fethedilecek bir dağ sanırdım. Daha hızlı koşarsam daha mutlu olacağımı düşünürdüm. Daha çok başarırsam daha değerli olacağımı...
Oysa zaman bana bambaşka bir sır fısıldadı:
Hayat bir yarış değil. Bir hatırlayış yolculuğudur.
Elli yıl boyunca kaybettiklerim oldu. Kazandıklarım oldu. Yanıldıklarım oldu. Güvendiklerim, vazgeçtiklerim, uğruna savaştıklarım...
Şimdi geriye dönüp baktığımda hepsinin aynı öğretmenin farklı dersleri olduğunu görüyorum.
Çünkü hayat hiçbir şeyi sebepsiz getirmiyor.
Her yara bir kapıymış. Her gözyaşı bir nehir. Her kırılış yeni bir doğumun habercisiymiş.
Bugün elli yaşımın eşiğinde dururken içimde garip bir huzur var.
Eskiden cevaplar arardım.
Şimdi sorularla yaşamayı öğreniyorum.
Eskiden geleceği kontrol etmeye çalışırdım.
Şimdi hayatın akışına güveniyorum.
Eskiden eksik yanlarımı tamamlama telaşındaydım.
Şimdi eksiklerimin de bana ait olduğunu biliyorum.
Belki de yaş almak budur...
Kendine doğru yürümek.
Kat kat soyulmak.
Maskaların düşmesi.
Başkalarının senin hakkında ne düşündüğünü bırakıp kendi ruhunun sesini duymaya başlaman...
Ve bir gün aynaya baktığında kırışıklıkları değil, onların arasında saklanmış hikâyeleri görmen...
Şimdi anlıyorum ki elli yaş bir sonbahar değil.
Bir hasat mevsimi.
Yıllarca ektiğim düşüncelerin, duyguların, deneyimlerin, sevgilerin ve acıların meyve verdiği zaman...
Bu yüzden elli yaşa korkuyla değil, şükranla bakıyorum.
Çünkü artık biliyorum:
İnsan yaş aldıkça küçülmüyor.
Ruhu büyüyor.
Ve ruh büyüdükçe evrenin dili daha anlaşılır hale geliyor.
Belki de bu yüzden bugün gökyüzüne baktığımda yıldızlar bana daha yakın geliyor.
Ay daha tanıdık görünüyor.
Rüzgâr daha çok şey anlatıyor.
Ve kalbim ilk kez bu kadar sessiz ama bu kadar güçlü atıyor.
Elli yaş...
Bir rakam değil.
Bir eşik.
Bir uyanış.
Bir hatırlayış.
Ve ben şimdi o kapının önünde duruyor, geçmişime sevgiyle, geleceğime umutla, kendime ise derin bir şefkatle bakıyorum.
Çünkü biliyorum ki insanın gerçek yaşı, doğduğu günden değil, kendini fark ettiği andan başlar.
Ve ben... Belki de şimdi gerçekten doğuyorum.