Sevgi Emek İster… Aşkın Gerçek Sınavı Budur
ilker Taşyürek
Sevgi Emek İster… Aşkın Gerçek Sınavı Budur
Bazen bir film, insanın yıllarca anlatamadığı duyguları birkaç cümleyle anlatır.
Selvi Boylum Al Yazmalım filmini her izlediğimde aynı sahnede durup düşünürüm.
Asya’nın önünde iki yol vardır.
Bir tarafta kalbini titreten, büyük bir aşkla sevdiği İlyas…
Diğer tarafta ise kendisini ve çocuğunu sessizce sahiplenen, koruyan, kollayan Cemşit…
Filmin sonunda Asya’nın söylediği o unutulmaz cümle hâlâ kulaklarımızdadır:
“Sevgi neydi? Sevgi emekti.”
Belki de Türk sinemasında aşk üzerine söylenmiş en büyük cümledir bu.
Çünkü aşk bazen bir bakışla başlar.
Ama sevgi…
Yıllar süren bir emekle büyür.
Aşk Hissetmektir, Sevgi Yaşatmaktır
Bugün insanlar birbirlerine çok kolay “Seni seviyorum.” diyebiliyor.
“Senin için ölürüm.”
“Onsuz yaşayamam.”
“Hayatım sensin.”
Bu cümleleri kurmak gerçekten çok kolay.
Asıl zor olan ise ertesi gün aynı sevginin sorumluluğunu taşıyabilmektir.
Çünkü sevgi, söylenen sözlerden çok yapılan davranışlarda görünür.
Bir insanı gerçekten seviyorsanız…
Onu merakta bırakmazsınız.
Onu değersiz hissettirmezsiniz.
Söz verdiğinizde unutmazsınız.
Gerektiğinde haber verirsiniz.
Onun zamanına saygı duyarsınız.
Çünkü sevgi önce saygıyla nefes alır.
Sevdiğin İnsan, Senin Özgürlüğünün Bittiği Yerde Başlar
Hayatta hepimiz özgürüz.
İstediğimiz gibi yaşayabiliriz.
İstediğimiz kararları verebiliriz.
Fakat ilişkilerde özgürlük bambaşka bir kavramdır.
Benim özgürlüğüm…
Karşımdaki insanın kalbini incittiğim anda artık özgürlük olmaktan çıkar.
Çünkü gerçek sevgi;
“Kendi istediğimi yaparım.”
demek değildir.
Gerçek sevgi;
“Bu davranışım onu üzer mi?”
diye düşünebilmektir.
İşte empati tam da burada başlar.
Kendini onun yerine koyabilmek…
Bir mesaj beklerken neler hissettiğini anlayabilmek…
Bir cevapsızlığın onda nasıl bir boşluk oluşturacağını hissedebilmek…
Gerçek sevgi, karşındaki insanın sessizliğini bile okuyabilmektir.
Emek Vermek, Karşındakini Düşünmektir
Ben sevginin en büyük göstergesinin fedakârlık değil, farkındalık olduğuna inanıyorum.
Çünkü birçok insan fedakârlık yapıyor gibi görünür.
Ama karşısındaki insanın ne hissettiğini hiç düşünmüyor.
Oysa emek…
Karşındaki insanın dünyasına misafir olabilmektir.
Onun korkularını anlayabilmektir.
Hassas olduğu noktaları bilmektir.
Onun mutluluğunu önemsemektir.
Bazen yalnızca zamanında atılmış küçük bir mesaj…
Bazen unutulmayan bir söz…
Bazen “Geç kalacağım.” diyebilmek…
İşte bunların hepsi sevgiye verilen emektir.
Çünkü sevgi büyük gösterilerden çok küçük ayrıntılarda yaşar.
Tarihin Büyük Aşklarındaki Ortak Nokta
Dünyanın en büyük aşk hikâyelerine baktığımızda hiçbirinin yalnızca tutkuyla ayakta kalmadığını görürüz.
Leyla ile Mecnun’u ölümsüz yapan yalnızca kavuşamamaları değildi.
Mecnun’un yıllarca sevgisini sabırla taşımasıydı.
Ferhat’a dağı deldiren yalnızca aşk değildi.
Şirin için vazgeçmeyen emeğiydi.
Kerem’in Aslı’nın peşinden diyar diyar dolaşması da aynı şeydi.
Hiçbiri sadece “Seni seviyorum.” demedi.
Sevgilerini ömürleriyle ispat ettiler.
Çünkü gerçek aşk;
Emek vermeden destan olamaz.
Modern Dünyanın En Büyük Yanılgısı
Bugün ilişkilerin en büyük sorunu bence sevgisizlik değildir.
Emeksizliktir.
İnsanlar saatlerce telefona bakabiliyor.
Sosyal medyada onlarca paylaşım yapabiliyor.
Yüzlerce kişiye yorum yazabiliyor.
Ama sevdiği insana iki dakikalık bir açıklamayı çok görebiliyor.
Sonra da bunu kişilik meselesi hâline getiriyor.
“Ben böyleyim.”
“Aslında beni böyle kabul et.”
Hayır…
Bence gerçek sevgi tam da burada başlıyor.
Sevdiğin insan için bazı alışkanlıklarını değiştirebiliyorsan…
Onun huzuru için küçük fedakârlıklar yapabiliyorsan…
Kendini geliştirmeye çalışıyorsan…
İşte o zaman seviyorsun demektir.
Çünkü sevgi insanı dönüştürür.
Dönüştürmüyorsa yalnızca hoşlanıyorsundur.
Sevgi, Hak Edilen Bir Duygudur
Ben artık şuna inanıyorum:
Kimse sevgiyi sadece istediği için hak etmez.
Sevgi emekle kazanılır.
Saygıyla büyür.
Güvenle kök salar.
Empatiyle derinleşir.
Sorumlulukla kalıcı olur.
Ve bütün bunların sonunda aşka dönüşür.
Çünkü aşk bir kıvılcımdır.
Sevgi ise o ateşi yıllarca canlı tutabilmektir.
Son Söz
Selvi Boylum Al Yazmalım yıllar önce bize yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmadı.
Hayatın en büyük gerçeğini anlattı.
“Sevgi emektir.”
Ben bugün bu cümleye bir şey daha eklemek istiyorum.
Sevgi; emek vermek kadar, karşındaki insanın yüreğini emanet bilerek yaşamaktır.
Çünkü gerçek seven insan, yalnızca kendi duygularını değil; sevdiği insanın umutlarını, kırgınlıklarını, beklentilerini ve sessizliklerini de taşır.
Bazen zamanında edilen bir telefon…
Bazen gecikmeye dair kısa bir haber…
Bazen verilen bir sözün tutulması…
Bazen de sadece “Seni düşündüm.” diyebilmek…
İşte bütün bunlar sevginin görünmeyen ama en güçlü emekleridir.
Benim için sevgi; “Bana uy.” demek değildir.
“Gel, birbirimizi anlayalım.” diyebilmektir.
Çünkü gerçek aşk, iki insanın birbirini değiştirmeye çalıştığı yerde değil; birbirine değer vererek birlikte büyüdüğü yerde yaşar.
Ve ben hâlâ inanıyorum…
Bu dünyada en büyük aşkı yaşayanlar, en çok “Seni seviyorum.” diyenler değil; sevgisini her gün davranışlarıyla yeniden ispat edenlerdir.
İlker Taşyürek
Eğitimci / Yazar


