İçeriğe geç
1 Ekim 2026, Perşembe
AraYazarlar
Köşe Yazıları

Sonbaharın Ankara Rüzgarı

Paylaş
Haberi Dinle

SONBAHARIN ANKARA RÜZGARI

Ekim ayı öncelikle cumhuriyettir ve Ankaranın başkent oluşudur.

Ama dünya genelinde Ekim aslında en dolu aylardan biri, sadece bazı günler araştırmalarımda bizde çok bilinmiyor.

  • 1 Ekim: Uluslararası Kahve Günü, Dünya Vejetaryen Günü, Uluslararası Yaşlılar Günü
  • 2 Ekim: Dünya Gülümseme Günü
  • 4 Ekim: Dünya Hayvan Günü
    -5 Ekim: Dünya Öğretmenler Günü / Dünya Mimarlık Günü
  • 10 Ekim: Dünya Ruh Sağlığı Günü
  • 11 Ekim: Uluslararası Kız Çocukları Günü
  • 15 Ekim: Küresel El Yıkama Günü
  • 16 Ekim: Dünya Gıda Günü ve Dünya Ekmek Günü
  • 24 Ekim: Birleşmiş Milletler Günü
    -29 Ekim : Cumhuriyet Bayramı
    -29 Ekim – 4 Kasım: Kızılay Haftası
  • 31 Ekim: Cadılar Bayramıdır.

Bugünkü yazımda önce Atatürk’ün başkentimiz için düşüncelerini hatırlatmak istedim.

  1. “Bütün düşünceler, Türkiye’nin başkenti Anadolu’da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu.”
  2. “Büyük başarılar için büyük mekanlara gerek yok” diyerek Ankara’yı başkent ilan ettiği anlatılır. Yani İstanbul’un saraylarına gerek yok, bozkırın ortasından da devlet yönetilir demek istemiştir.
  3. “Ankara, merkezi hükûmettir ve ebediyen merkezi hükûmet kalacaktır.”- Bunu 1923’te Meclis tartışmaları sırasında söylemiştir.

Tarih Boyunca Ankara’nın İsimleri:
Antik Dönem (Frig, Roma ve Bizans): Yunancada “gemi çapası” anlamına gelen Ankyra veya Ancyra olarak adlandırıldı.

Türklerin Anadolu’ya Gelişi ve Osmanlı Dönemi: Halk arasında ve bazı dönem resmi kayıtlarda Engürü (veya Engüriye, Batılıların kullanımında Angora) olarak geçmiştir.
Ankara’nın modern dönemde en sık kullanılan ve en bilinen lakabı “Bozkırın Kalbi” veya “Bozkırın Başkenti”dir.
Şehir, İç Anadolu’nun geniş bozkır coğrafyasının tam merkezinde yer alması, tarih boyunca stratejik bir geçiş noktası olması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin idari yönetim merkezi (başkenti) olmasından dolayı bu nitelendirmelerle özdeşleşmiştir.
Ankara, 13 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanun teklifiyle Türkiye’nin yeni resmi başkenti olduğudur.
Neden Ankara Seçildi dendiğinde:

  • Milli Mücadele’nin Merkezi: Temsil Heyeti 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelip şehir Kurtuluş Savaşı’nın karargâhı olmuştu..
  • Meclis’in Açılışı: 23 Nisan 1920’de TBMM Ankara’da açıldı ve bu sayede şehir fiilen yönetim merkezi haline geldi.
  • Coğrafi Konum: Ankara, ülkenin ortasındaydı ve askerî açıdan güvenli bir konumdaydı.
  • Lozan Sonrası: Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra İtilaf Devletleri İstanbul’dan çekildi.
  • Kanun Teklifi: İsmet Paşa (İnönü) ve arkadaşları, “Türkiye Devleti’nin başkenti Ankara’dır” maddesini içeren kanun teklifini meclise sunmuşlardır.
  • Teklif kabul edilince resmiyet kazanıldı ve İstanbul’un 470 yıllık başkentlik dönemi böylece sona erdirildi.
    Süreç okarak,
    27 Aralık 1919: Heyet-i Temsiliye (Temsil Heyeti) Ankara’ya gelip şehir Millî Mücadele’nin karargâhı olarak gelişmiştir.
    23 Nisan 1920: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Ankara’da açıldı ve bu sayede şehir fiilen yönetim merkezi haline gelmiş oldu.
    9 Ekim 1923: İsmet Paşa (İnönü) ve 14 milletvekili, Ankara’nın başkent olması için meclise kanun teklifi sundu.
    13 Ekim 1923: Teklif mecliste kabul edildi ve “Türkiye Devletinin başkenti Ankara’dır” maddesi yasalaştı. Cumhuriyet’in ilanından 16 gün önce kabul edildi.
    Bir de halk arasında dolaşan ilginç bir yorum var: “Ankara başkent seçilmemiş, Ankara’da kalınmıştır.” Çünkü 1920’den beri zaten fiilen başkent gibiydi, 1923’te sadece resmiyete dökülmüştür.
    Cumhuriyet Dönemi: 16. yüzyıldan itibaren resmi yazışmalarda yeniden Ankara adı ağırlık kazanarak 13 Ekim 1923’te başkent olmasıyla birlikte Ankara adıda resmileşmiştir.

Ayrıca tarihi ve kültürel bağlamda Ankara için şu ifadeler de kullanılır:
Atatürk’ün Şehri / Karargahı: Millî Mücadele’nin sevk ve idare edildiği merkez olması nedeniyle bu unvanla anılır.
Gri Şehir: Memur nüfusunun yoğunluğu, resmi kurumları ve kendine has puslu havası nedeniyle halk arasında popüler bir mizahi lakaptır.
Tarihi İsim Dönüşümleri: Tam olarak lakap sayılmasa da şehir geçmişte Ankyra (Antik Yunanca’da Gemi Çapası), Engürü (Farsça’da Üzüm) ve Angora gibi isimlerle de anılmıştır.
Ankara denilince ilk olarak Anıtkabir, Türkiye’nin başkenti olması ve memur kenti kimliği akla gelir.
Ankara, kukla durumuna düşmüş Osmanlı Hükümetinin son kırıntılarından bu şekilde temizlendikten sonra, yeni bir tarih sayfası açmak üzere Kuvay-ı Milliye ve Kurtuluş savaşı için güvenli bir üs durumuna gelir…

Anıtkabir: Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarı.
Kızılay ve Tunalı: Şehrin kalbi olan merkezi meydanlar ve Kuğulu Park.
Ankara’nın silüetini simgeleyen ilk alışveriş merkezi ve atakule. Kalesiyle Ulus meydanıyla Üniversiteleriyle eğitiminde vazgeçilmezidir.
Üniversite yıllarımda başkentimizi tanıdıkça tarihi yerleriyle müzeleriyle dahada sevmiştim sakindi tam yaşanacak şehirlerimizdendi; şu an her şehirde olduğu gibi göçlerle nüfus artışıyla inanılmaz kalabalık.
Ankara’nın “en güzel” ilçesi dendiğinde tarihi ve simgesel değerleri olarak
kişisel tercihlere göre değişsede ancak sosyal yaşam ve merkezilik açısından Kızılay, Tandoğan Çankaya, doğa ve huzur açısından Gölbaşı, tarihi doku bakımından ise Beypazarı son yıllarda Sincan öne çıkan en çok bilinenlerdir.

Sonuçta; Ankara, Anadolu’nun sönmeyen bağımsızlık ve özgürlük ateşini taşıyan insanların kentidir. İnançla Kurtuluş Savaşı’nda ve devrimler sırasında da verdikleri olağanüstü destekle Atatürk’ün gönlünde müstesna bir yer kazanmışlardır. Bu değeri Mustafa Kemal “Ankara’nın ve Ankaralıların benim gönlümde bambaşka bir yeri vardır” sözleriylede ifade etmiştir. Nitekim Ankara yalnız bir il, bölgesel bir merkez ve başkent değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in sembolü ve ülkenin geleceğinin simgesidir.

Ekim ayındaki yukarıda belirttiğim bütün o listede en ağır basan gün kesinlikle 29 Ekimdir. Diğerleri dünya genelinde kutlanan tematik günler ama 29 Ekim bu ülkenin yeniden doğduğu gündür.
1923’te o Meclis kararından sonra 29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilanıyla o günden beri Ekim’in kalbidir. Bu sene 2026’da da 103. yılını sonsuza kadarda kutlayacağız.

Lerzan Özgenç

Eğitimci / Yazar

Yazarın tüm yazıları →

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir