İstanbul Rumeli Üniversitesi’nde ‘Yaşlılık Sempozyumu’

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Hayatı Yaşamaya Değer Kılmak” isimli Yaşlılık Sempozyumu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz ÖZYARAL ve Öğr. Gör. Ayşe TANŞU’nun başkanlığında geçtiğimiz günlerde çevrimiçi olarak gerçekleşti. 400 Kişinin katılımı ile gerçekleşen sempozyumun açılış konuşmasını Sağlıkta İşbirliği Platformunun kurucusu Prof. Dr. Melih BULUT ve İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Tamer DODURKA yaptı. Bulut, konuşmasında nüfusumuzun hızla yaşlandığını, buna toplum ve bireyler olarak hazır olmadığımızı, farkındalık yaratmak için bu platformların çok anlamlı olduğunu dile getirdi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Tamer DODURKA ise özellikle “Yaşlılık ve Mutluluk” kavramlarını vurguladı.

Sempozyumun ilk konuşmacısı olan Prof. Dr. Sibel ÇAKIR ‘’Yaşlanman beraberinde ölümü getirecek bir olgu değil, ölmeye karşı bir süreç, ölümünde karşısında yer alan, yeni bir konumlanma, yaşamsal direnç olduğunu’’ ifade etti. Prof. Dr. Ayşe Banu ERGÖÇMEN ise ‘’Toplam nüfus içinde yaşlı nüfus payının %9,5 olduğunu, yüzyılın ortalarında bu oranın %20’ye ulaşmasının beklendiğini’’ belirtti.

Tarih boyunca yaş almanın anlamının geçirdiği dönüşümlere baktığımızda başlangıçta yaş almanın, modern toplumlardaki ölüm, bitiş, mutsuzluk ve düşkünlük ile ilişkilendirilmesinin aksine, mutluluk ve erdemlerle ilişkili olarak ele alındığını ifade den Doç. Dr. Özlem DUVA KAYA iyi yaşam, erdemler ve değerler üzerine düşünmenin; verili normları sorgulama ve dönüştürme açısından bir imkan sunduğunu söyledi.

“65 yaş üstü büyüklere oryantasyon eğitimi”

Pandemi öncesi huzurevlerinde kalan yaşlılara yönelik 15 yıldır gönüllü üniversite öğrencileri ile yürütülen Kuşaklar Köprüsü projesi, pandemi sonrası “KUŞAKLAR ARASI YARENLİK” projesine dönüştü. Konuşmasında projeye değinen Refika Yazgaç şunları söyledi: ‘’65 yaş üstü bilgelik çağı büyüklerimiz ile gönüllü üniversite öğrencileri oryantasyon eğitimi sonrası dijital platformlarda bir araya getirerek sözlü tarih metodolojisinde görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Yaşlılarla yapılan bireysel görüşmeler yoluyla, nesiller arası ilişkileri güçlendirmek, gençlerle yaşlıları bir araya getirerek, toplumlarının geçmişleri ile bağlantı kurmalarını sağlamak, duyarlılık geliştirmelerine yardımcı olmak, yaşam kalitesini yükselterek, kendilerini değerli hissettirecek konuma getirmek, sıkıntılarına ortak olup çözüm üreterek katkıda bulunmak gibi hedefler doğrultusunda çalışıyoruz.’’

“Yaşlıların kendilerini güvenli hissettikleri ortamda yaşamaları önemli”

Prof. Dr. Velittin KALINKARA konuşmasında yaşlı bireyin kendi evinde ve yerel ortamında, bildik bir çevrede, özerk, güvenli ve sağlıklı bir yaşam sürdürmesinin toplumsal bir hedef olarak önemini koruduğunu belirtti. Evlerin, yaşam ortamlarının ve kentlerin yaşlının yaşamını bağımsız olarak sürdürebilmesini sağlamak üzere yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Yerinde ve sağlıklı yaşlanmanın birey üzerindeki etkilerinden bahsetti.

“Sanat her yaşta aidiyet duygusunu artırır”

Sanatın her yaşta aidiyet duygunu arttırdığını söyleyen sanat terapisti Elmira İSKENDEROVA BAŞ sözlerine şöyle devam etti :’’Yaşlı bireylerde sosyal ilişkilerindeki yaşanılan eksikliğin bir göstergesi olan yalnızlık duygusunun yaşanmasını önlemek ve psikolojik iyi oluş düzeylerinde artış sağlamak için sosyal ilişkileri canlı tutmak önemlidir. Sanat unsurlarını barındıran sanatla terapi grup çalışmalarının da yaşlı bireyin aidiyet duygusunu artıracağını, yalnız değilim düşüncesini geliştireceğini, grupsal faaliyetler içerisinde sosyal ilişkilerini geliştirerek çevresiyle nitelikli ilişkiler kurabileceğini, hayat anlam ve amacını artırarak kişisel gelişimleri üzerine olumlu etkiler sağlayacağını söyleyebilirim’’ dedi.

Yaşlıların ilaç tedavisi

Yaşlılarda ilaç tedavisi ve ilişkili sorunlardan bahseden Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Pınar SOYSAL ‘’Hem tıbbi hem de mali boyutları nedeniyle yaşlılarda ilaç kullanımında “Polifarmasi” adıyla önemli bir geriatrik sendrom mevcut. Ayrıca “Polifarmasi” başlığı altında ilaç ve ilaçlara bağlı yan etkilerin, geriatri bilim alanı haricinde hiçbir klinik disiplinde de ele alınmamaktadır’’ dedi.

“Yaşlıların yaşam kalitesinde artış görüldü”

Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Sevnaz ŞAHİN Ege Üniversitesi olarak 2016 yılından bu yana Ege 3. Yaş Üniversitesi (Ege Tazelenme) Modelini sosyal sorumluluk projesi olarak yürüttüklerini, bu süreç içindeki uygulamalarda, yaşlıların yaşam kalitesindeki artışı gözlemlediklerini belirtti. Programa katılanlar arasında oluşan bağların yalnızlığı azaltan kuvvetli sosyal bağlar oluşturduğunu söyleyen Şahin, sağlığı korumak ve kaliteli yaşam için bireysel ve toplumsal olarak hayat boyu emek ve bilgi donanımı gerektirdiğini ifade etti. 

“Egzersize başlamanın yaşı yok”

Dr. Öğr. Üyesi Figen Çiloğlu ve Öğr. Gör. Emrah Özdemir ortak gerçekleştirdikleri konuşmalarında “Egzersize başlamanın yaşı yoktur. İleri yaşta bile uygun bir egzersiz programına başlayabilirsiniz. Dayanıklılık, kuvvet, denge ve esneklik egzersizlerinin, her birinin farklı faydaları vardır. Sonuç olarak fizyolojik ve psikolojik sağlığınızı korumak ve özellikle de bağımsız yaşamı mümkün kılabilmek için ileri yaştaki yetişkinlerimizin her gün fiziksel olarak aktif olmayı hedeflemelerini, oturmak veya uzanmak için harcadıkları zamanı azaltmalarınızı öneririz” dediler.

Gerontolojik sosyal hizmet uzmanlarının yaşlı bireylerin hayatlarındaki yerinden bahseden Öğr. Gör. Esma ALTINDİŞ ise ‘’Gerontolojik sosyal hizmetler uzmanları yaşlı bireylerin biyo-psiko-sosyal gereksinimlerini karşılamada yardımcı olurlar. Yaşlı bireylerin potansiyel ve yeteneklerini fark etmelerini sağlarlar, aktif ve üretken bir yaşam sürmeleri konusunda onları teşvik ederler. Sosyal hizmetlerin temel amacı, yaşlının bağımlılığını azaltarak sosyal çevresiyle iletişimini koparmadan aktif, üretken ve mutlu bir yaşam sürmesini temin etmektir’’ diye belirtti.

Uzman Hemşire Rabia TÜLÜBAŞ yaptığı konuşmada ‘’Evde bakımın, yaşlı bireylerde yaşamın tüm evrelerinde, kendi yerleşim alanlarında, günlük yaşam şartları içerisinde sunulduğu için bilişsel bozulmayı önleyerek bireylerin yaşam kalitesini yükselttiğini’’ söyledi. Burada temel amacın, sağlığın iyileştirilmesinden öte, koruyucu sağlık hizmetlerinin ön planda olduğu, sağlık personelinin danışmanlık ve eğitmenlik rolünün aktif olduğu süreci kapsadığını ifade etti.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz ÖZYARAL ise yaşlıların beslenme alışkanlıklarına değindi. Olumlu beslenme davranışlarının yaşam boyunca özellikle de ilerleyen yaşlarda yaşam kalitesini yükselten en önemli faktör olduğunu söyleyen Özyaral, ‘’Yaşlılarımızın beslenme düzenlerine mutlaka dikkat etmeleri gereklidir’’ dedi.

Hibya Haber Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir