Kobani Davası görülüyor: Tüm avukatlar salona girdi

Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 108 kişinin yargılandığı “Kobani davası”, bugün Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Dava öncesinde HDP heyeti ile güvenlik güçleri arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

IŞİD’in, Suriye’nin kuzeyindeki Kobani’ye saldırısının ardından Türkiye’de 6-8 Ekim 2014 tarihleri arasında yaşanan olaylara ilişkin eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 108 kişi hakkında hazırlanan, 324 klasör ve 3 bin 530 sayfadan oluşan iddianamedeki suçlamalara ilişkin yargılama bugün başladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçlarını Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında Demirtaş’ın da olduğu 28’si tutuklu 108 sanık için 38’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan 75’i hakkında yakalama kararı bulunuyor.

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması Sincan Cezaevi Kampüsü’nde başladı.

Duruşma öncesinde HDP heyeti basın açıklaması yapmak istedi. HDP’liler ile güvenlik güçleri arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

HDP Eş Başkanı Mithat Sancar kampüs içinde kısa bir açıklama yaptı. Sancar, açıklamasında; “Bu bir siyasi kumpas davasıdır. Bu, Türkiye’de demokrasi inancını özgürlük umudun, barış özlemini yok etme davasıdır. Burada hakikat, yalanı; inanç, korkuyu yargılayacak” dedi.

Sancar, şunları söyledi:

“Kobane Davası denen siyasi kumpas davasının ilk duruşması bugün biraz sonra başlayacak. Gördüğünüz gibi aramıza duvarlar ördüler. Evet, bu hakikatten korkuyorlar. Sesimizi bastırabileceklerini sanıyorlar, yanılıyorlar. Bu davada da bizi sindirebileceklerini düşündüler. Yanıldıklarını bugün de bundan sonra da göstereceğiz. Bu bir siyasi kumpas davasıdır. Demokrasi umudunu, özgürlük umudunu, barış özlemini yok etme davasıdır. Biz de barış için, demokrasi için, özgürlük için, hakikat için direnmeye devam edeceğiz. Bu bir intikam davasıdır aynı zamanda. IŞİD’in Kobanê’de yenilmesinin sonuçlarını hazmedememiş bir iktidarın öfkesinin ürünü olan bir davadır. HDP’nin bu iktidara yaşattığı yenilgilerin yarattığı öfkenin ürünü olan bir intikam davasıdır. Bunu hep birlikte boşa çıkaracağız. Hakikat yalanı, inanç korkuyu yargılayacak. Cesaret bu salonlardan bütün Türkiye’ye yayılacak.”

Aralarında siyasetçilerin de olduğu 108 kişiye yöneltilen suçlamalar ise şöyle:

“İnsan öldürme (37), insan öldürmeye teşebbüs (31), yağma (24), alıkoyma (38), alıkoymaya teşebbüs (2), mala zarar verme (1750), yakarak mala zarar verme (397), kamu malına zarar verme (1060), yakarak kamu malına zarar verme (503), işyeri dokunulmazlığını ihlal (53), geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal (294), geceleyin açıktan hırsızlık (26), açıktan hırsızlık (20), hırsızlık (114), geceleyin hırsızlık (272), basit yaralama (5), silahla basit yaralama (43), kamu görevlisini silahla basit yaralama (264), kamu görevlisini kasten basit yaralama (7), kemik kırığı oluşacak şekilde kasten silahla yaralama (1), kamu görevlisini kemik kırığı oluşacak şekilde kasten silahla yaralama (1), silahla kasten yaralama (78), kamu görevlisini silahla yaralama (51), iş ve çalışma hürriyetinin ihlali (3), ibadethanelere zarar verme (4), düşük yapmaya neden olma (1),bayrak yakma (24), 5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna muhalefet (25), suç işlemeye tahrik etme, devletin birliğini, ülkenin bütünlüğünü bozma.”

Mahkeme başkanı kimlik tespitlerini yaparken, avukatların salona girmesine izin vermedi. Yaşanan tartışmanın ardından avukatlar, ”Böyle yargılama yapılamaz” derken, mahkeme başkanı, ”Yoo yapılır” cevabını verdi. Yaşanan gerginliğin ardından avukatlar mahkemeyi terk ederken protestolarını mahkeme salonu dışında sürdürüyor. Saat 12.03 itibariyle Kobani davasının sürdürüldüğü mahkeme salonunda hiçbir sanık avukatı yok.

Salonda bulunan milletvekilleri, avukat olmadan kimlik tespiti yapan mahkeme başkanına tepki gösterirken, Selahattin Demirtaş, ”Cevap vermeyeceğim. Biz size değil cevap vermek, günahımızı bile vermeyiz” dedi

Selahattin Demirtaş ayrıca ”Buraya susmaya değil konuşmaya geldik. Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik. Avukatların sayısı belliydi. Her bir sanık için 3 avukat olsa da 100’den fazla avukat olacaktı. Mahkeme salonunun kalabalık olacağı önceden belliydi. Bu sorunu çözebilirdiniz. Gerçekten yargılamanın devam etmesini istiyorsunuz ara verip bu sorunu çözebilirsiniz. Bilgilerimizi tabi ki mahkemeye vereceğiz. Sormak istediğiniz her türlü soruyu sorabilirsiniz, biz de savunmamızı yapacağız. Yıllardır yargılama yapıyorsunuz. Bizi onlarla karıştırmayın. Sesinizi yükseltmeyin. Karşınızda çocuk yok. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin meclis grubu eşbaşkanları karşınızda. Her ne kadar sanık sandalyesinde otursak da halkın iradesini temsil ediyorsunuz. Bizler medeni insanlarız. Daha önce darbecileri yargıladınız, bilemem nasıl yargılarınız. Ama bize o muameleyi uygulayamazsınız. Bir duruşma salonunda avukatların bulunması gerekir. Yargılama usulen uygun gibi gözüksün yapmak istiyorsanız avukatlar girsinler. Ben orada değilim. Yanımda avukat yok, duruşma salonunda avukat yok. Şu anda duruşma salonunda aleyhime birşey tespit etme şansım yok. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatların buraya girmesi gerekiyor” dedi.

Kimlik tespitleri devam ediyor

Gültan Kışanak, “Yüz yüzelik ilkesine riayet edeceksiniz. Ne kimse kimseyi görüyor, ne sizi görüyoruz. Bir de avukatlarımızı salondan çıkardınız. Saray’ın talimatıyla karar verilmiştir. Bu dava taraflı ve bu tiyatroda biz olmayacağız. Hukuk kurallarına uymuyorsunuz. Yüz yüzelik ilkeleri yerine getirilmemiştir. Dava hükme bağlanmıştır, Saray’ın talimatlarıyla hüküm veriyorsunuz. Siz hukuka hukukun temel ilkelerine riayet etmediğiniz sürece sorularınıza cevap vermeyeceğim ” dedi.

Kürtçe söz alan Gülser Yıldırım ise, “Duruşmayı izliyorum, hukuk namına bir şey görmüyorum. Bu nedenle de sorulara cevap vermek istemiyorum. Bu mahkeme talimatla kurulmuştur bu nedenle de bu mahkemenin sorularına cevap vermeyeceğim. Kimlik bilgilerim de zaten önünüzde var, bana sormanıza gerek yok.” ifadesini kullandı.

Günay Kubilay, “Ben savunma hakkımı istiyorum. Avukatlarım olmaksızın konuşmayı düşünmüyorum. Avukatımı istiyorum. Kapıları açarsanız hepsi gelecek. Mahkeme başkanı olarak bir prestij sorunu haline getirmeyin” diye konuştu.

Mesut Bağcık, İbrahim Binici, İsmail Şengül ise, “Avukatlarım olmadan hiçbir aşamada sorulan sorulara cevap vermek istemiyorum.” dedi.

Sırrı Süreyya Önder de “Avukatlarım olmadan cevap vermeyeceğim” diye ekledi.

Mahkeme başkanı kimlik tespiti sırasında bazı sanıklara, “Türkçe okuma yazmanız var mı?” diye sordu.

Mahkemeden ilk çizim

Duruşmaya ilişkin Ercan Altuntaş’a ait olan ilk çizim, HDP’nin Resmi Twitter hesabından “Bugün Figen Yüksekdağ yine zulmün gözüne bakarak insanlık onurunu, hakikati ve adaleti savunacak. Ambargo altına aldıkları mahkeme salonundan, rehin tutulan yoldaşlarımızın dimdik duruşunu paylaşıyoruz.” notuyla paylaşıldı.

Ara verildi

Duruşmaya saat 14.00’e kadar ara verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir