İYİ Parti İkizköy’de zeytinliklerin kesilmesini protesto etti « Mersin Dergisi

21 Mayıs 2022 - 03:43

İYİ Parti İkizköy’de zeytinliklerin kesilmesini protesto etti

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Muğla Milletvekili Metin Ergun, İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İYİ Parti Denizli Milletvekili …

İYİ Parti İkizköy’de zeytinliklerin kesilmesini protesto etti
Son Güncelleme :

02 Nisan 2022 - 22:36

20 views

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Muğla Milletvekili Metin Ergun, İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ve İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Beyaz ile birlikte Muğla’nın Milas İlçesi’ne bağlı İkizköy’de, zeytinliklerin kesilmesine karşı açıklama yaptı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın zeytinlik alanlarda maden arama faaliyetlerinin önünü açan Maden Yönetmeliği değişikliğinin ardından Akbelen Ormanı’nda YK Enerji tarafından zeytin ağaçlarının sökülmesi tepkilere neden olmuş iki kişi gözaltına alınmıştı.

Bugün Akbelen Ormanı’nda çevrecilerin de katıldığı basın açıklamasında İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, şöyle konuştu:

“Bizim vatanseverlik anlayışımıza göre, vatanını seven bir insan; insanını da toprağını da, tabiatını da ağacını da sever. Tüm bunlara saygı gösterir. Vatansever ve milliyetçi bir anlayış, memleketimizin zenginliklerine, suyuna, toprağına ve ağacına düşmanlık etmez, edemez. Vatanın zenginliklerini talan etmez, ettirmez.

Ama gelin görün ki, kendilerinden sürekli olarak ‘yerli ve milli’ diye bahseden iktidar mensupları, memleketin zenginliklerine yönelik adeta bir kötülük ajandaları varmış gibi hareket ediyorlar. Sürekli olarak ‘acaba ne yapabiliriz de ülkemizin zenginliklerine, doğal güzelliklerine zarar veririz, bunları nasıl yağmalatırız’ diye hareket etmektedirler. Bizde uyandırdığı intiba adeta budur. Memlekete açıkça zarar verecek olan bu kararlara yönelik en ufak bir eleştiride ise muhataplarını ‘bunlar yatırımlara karşı’ diye itham ediyorlar. Son 1 ayda aldıkları kararlardan gözlerini ormanlara ve zeytinliklere diktikleri anlaşılmaktadır.

“VATANSEVER BİR ANLAYIŞ ZEYTİNLİKLERİMİZİ KORUR”

Açıkçası iktidarın; zeytin üreticilerinin derdiyle dertlenmesi gerekirken, neden İtalya veya Yunanistan kadar bu sektörden para kazanamadığımızı düşünmesi gerekirken, tamamen ranta ve talana odaklandığını görmekteyiz. Bu talan anlayışını ne vatanseverlikle ne yerlilikle, ne de millilikle bağdaştırmak mümkün değildir. Vatansever bir anlayış; zeytinlikleri, ormanları ve sit alanlarını yağmalattırmaz, tam aksine tüm zenginliklerimizi korur ve bunları geliştirmenin yollarını arar.

“ZEYTİN ÖLÜMSÜZLÜĞÜN SİMGESİDİR”

İnsanlık tarihinde, zeytin ve zeytin ağacı kadar önem atfedilen başka bir ağaç yoktur. Zeytin, antik medeniyetlerin değer sistemlerinden başlayarak binlerce yıldır neredeyse tüm dinlerin ve kültürlerin kutsal saydığı bir ağaçtır. Zeytin ağacı, barışın ve bereketin sembolü olduğu gibi, aynı zamanda, ölümsüzlüğün de simgesidir. Bu nedenle, Akdeniz medeniyetlerinde her zaman saygı duyulması ve korunması gereken bir bitki olarak görülmüştür. Açıkçası, sayısız nebatat arasında zeytin ağacının yeri birçok medeniyet ve kültürde benzersizdir ve çok kıymetlidir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de zeytinle alakalı birçok ayet vardır. Diğer semavi din ve kültürlerde de aynı şekilde zeytine büyük önem vermişlerdir.

“BİZDEN ÖNCEDE VARDI BİZDEN SONRADA OLACAKTIR”

Tarihi bir efsaneye göre, Bir gün bir zeytin ağacı Homer’in kulağına şöyle fısıldar: ‘Ben hem herkese aitim hem hiç kimseye ait değilim. Senden önce de vardım/buradaydım, senden sonra da burada olacağım’ Zeytin, tam da Homer’in hikâyesinde anlatıldığı gibidir. Yani ne sadece bizim neslimize aittir, ne de önceki nesillere aittir; bizden önce de vardı, bizden sonra da olacaktır.

“ZEYTİN ASIRLARDIR BU BÖLGE İNSANININ GEÇİM KAYNAĞI”

Bu noktada ifade etmeliyim ki, zeytinin ne kadar önemli olduğunu en iyi Muğlalı hemşerilerimiz bilir. Muğla yöresinde zeytin, uzun ömürlü olduğu için evladiyelik bir ağaç olarak dikilir. Çünkü zeytin Muğla yöresinin tüketim alışkanlıklarında ve tarımsal üretiminde binlerce yıldır çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu bölge zeytin ağacı sayısıyla, zeytin ve zeytinyağı üretimiyle Türkiye’nin en önde gelen illeri arasındadır. Zeytin asırlardır bölge insanının ana geçim kaynağıdır. Bu bölgenin zeytin ağaçları klasik türlerdir ve iki bin-üç bin yıl yaşarlar. Nitekim Milas’ın zeytinyağı birkaç yıl önce coğrafi işaret almıştır. Dolayısıyla zeytin ağacına, zeytinliklere zarar verebilecek en ufak bir girişime karşı büyük bir hassasiyet göstermemizin sebebi budur.

“DEĞİŞİKLİK HUKUKA AYKIRI BİR ŞEKİLDE YAPILMIŞTIR”

Barışın, bereketin ve ölümsüzlüğün sembolü olan zeytinlikler; bu yönetmelik değişikliği ile geçen yüzyılın demode anlayışıyla ve eski teknolojisiyle yapılan vahşi madencilik faaliyetlerine açılmış ve adeta kurban edilmiştir. Çağımızda çevreyle dost, ekolojiye ve tabiata zarar vermeyen yol ve yöntem varken, bu şekilde vahşi yöntemlerle enerji üretme konusundaki ısrarın rant ve talan dışında hiçbir açıklaması yoktur. Enerji üretim maliyetini düşürmek için zeytinliklerimiz feda edilmiştir. Üstelik söz konusu bu değişiklik, ne hazindir ki, hukuka aykırı bir şekilde yapılmıştır.

Bu yönetmelik değişikliği yapılırken, Anayasa’ya ve 3573 Sayılı Kanun’a aykırı hareket edilmiştir. Yani Anayasa’nın ve Kanun’un koruması altında olan zeytinlikler yönetmelik değişikliğiyle madenciliğe ve talana açılmıştır. Bu hukuka aykırı düzenlemeden sonra Kanun’un ‘3 kilometre dahi yaklaşamazsın’ dediği zeytinlikler, büyük bir tehdit altına girmiştir. Nitekim son günlerde burada yapılanlar bu durumun ispatı niteliğindedir. İktidar ise bu rant ve talan siyasetini sözde ‘kamu yararı’ var diye meşrulaştırmak istemektedir.

“BU DOĞA CİNAYETİNİN ÜZERİ ÖRTÜLÜR MÜ?”

Ormanları, zeytinlikleri yok etmenin neresinde hangi kamu yararı vardır? Maalesef hiçbir yararı yoktur. Bunun arkasında sadece iktidarın gözü dönmüş rant ve talan sevdası ve şirketlerin üretim maliyetlerini düşürme politikası vardır. Rant ve talan uğruna bu ekolojik zenginliklerimize kıymaya değer mi? ‘Söktüğümüz zeytinleri tekrar eski yerine dikeceğiz’ veya ‘ne kadar sökersek aynı sayıda zeytin ağacı dikeceğiz’ demekle bu doğa cinayetinin üzeri örtülür mü? Maalesef örtülmez. 1 Mart tarihinde yapılan düzenleme, doğaya ve gelecek nesillere karşı işlenen bir suç olarak tarihe geçecektir.

“ZEYTİNLİKLERİMİZİN KURTARILMASINI İSTİYORUZ”

Biz İYİ Parti olarak, zeytinlikleri ranta ve talana açan bu yönetmelik değişikliği ile ilgili olarak derhal yargıya müracaat ettik. Yapılan bu değişikliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’a başvurup dava açtık. Ne yazık ki şirket, yargı kararını beklemeden zeytin ağaçlarını talana başlamıştır. Zeytinliklerimiz daha fazla talan edilmeden, Danıştay’ın hızlı bir şekilde kararını vermesini ve zeytinliklerimizin kurtarılmasını bekliyoruz.

“HER GÜN BİR DOĞAL GÜZELLİĞİ RANTA KURBAN ETME DERDİNDELER”

“GELECEK NESİLLERE BIRAKABİLECEĞİMİZ BİR MİRAS KALMAYACAK”

Açık ve net söylüyoruz; iktidarın bu talan siyaseti bu şekilde devam edecek olursa; gelecek nesillere doğal, tarihi ve kültürel anlamda bırakabileceğimiz bir miras kalmayacaktır. Biz her şeyden önce bunun endişesi içerisindeyiz. Bu yüzden herkes şundan emin olsun ki, biz İYİ Parti olarak; hem zeytinliklerimizin, hem de ormanlarımızın geçmiş yüzyılların vahşi madencilik anlayışıyla yağmalanmasını ve talan edilmesini engellemek için elimizden gelen ne varsa her şeyi ortaya koyacağız. Gerek hukuki olarak, gerek siyasi olarak sonuna kadar mücadele edeceğiz. Asırlık zeytin ağaçlarına kıymayın, yakmayın, sökmeyin, Türkiye’nin bu cennet beldesini daha fazla mahvetmeyin.”

İYİ Partili Ergun beraberinde milletvekilleri ile geçtiğimiz gün YK Enerji tarafından önce kesilip daha sonra vatandaşlar tarafından gelen tepkiler üzerine yerine dikilen zeytin ağaçlarının bulunduğu bölgeye gitti. Burada ANKA Haber Ajansı’na konuşan Ergun, şunları söyledi:

“250 YILLIK AĞACI 2 BUÇUK DAKİKADA SÖKÜP ATTILAR “

“Bu ağaçları sökmüşler. Daha sonra çok tepki olunca göstermelik olarak şimdilik dikmişler. Bunlar eğer sulanmaz ise tutmaları mümkün değil. Zaten en az bir 30 sene kaybetmiş durumdalar. Yanımızda duran ağaç en az 250 yıllık bir ağaçtır. 250 yıllık bir ağacı 2 buçuk dakikada söküp attılar. Şimdi bu kadar dikilmiş olması bile bizim için önemli bir şey. Toplumsal tepkinin hangi boyutta olduğu anlaşılıyor.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.